Sevgi, bizim uydurduğumuz bir şey değildir. Gözlemlenebilir ve kudretlidir. Belki bir delildir. Belki, bilincimizle algılayamadığımız üst boyuttan bir eserdir. Zaman ve mekanı aşabilen şeyler arasında algılayabildiğimiz tek şey aşktır.
Dr.Brand ~ interstellar~ { muhteşem bir film}
Yazar Grene Meydanındaki bir idamı izledikten sonra bu konudaki düşüncelerini kitaplaştırmaya karar verir.
İsmini bilmediğimiz (benim soylu olduğunu tahmin ettiğim) bir idam mahkumunun idam kararından ,idam edilmesine kadar geçen süreçteki psikolojisi ve düşünceleri ele alınır.
Durum hikayeleri okumayı çok sevdiğim için bu romanın tarzı tam bana göreydi. Hugo' nun dilini de çok beğendim süslü anlatımdan uzak, yalın ve özlü. Kitabın bölümlerinin kısa olması da okumayı kolaylaştırıyor.
SPOİLER İÇERİR!!!
~ Kitabın sonuna kadar adamın suçu neydi diye merak ettim. Bazı kısımlarda onun kaldığı hücrede eskiden kalan katillerden tiksindiği hissine kapıldım. Onlara karşı böyle bir bakış açısı geliştirdiyse kendisi birisini öldürmedi. O zaman idam cezasına çarptırılacak ne yaptı?? Tam kızına yazacağı mektupta açıklayacaktı neler olup bittiğini onu da yazamadı. Belki de Hugo bilerek adamın suçunu açıklamamıştır. Sebep ne olursa olsun idama karşıyım, demek için. Bu da bir ihtimal.
~ Kızıyla olan sahne pekii:( başta kız ona beyefendi diye hitap edince onların kültürüyle alakalıdır belki babalarına "sir" diye sesleniyorlardır diye düşündüm. Sonradan fark ettim babasını tanımadığını. Ahh! Küçük Marie...
Victor Hugo