Saldırgan bir duygu ya da öfke yoktu, ama her şeyi yok sayan bakışlarında sakin bir nefret okunuyordu. Hiçbir şeyi takmadan hayatına biçim vermiş bir kadın vardı bu fotoğraflarda.
Bütün bu sohbetler, meyve soyup yemeler, çay içmeler, vakitlice yatmalar, lavanta kokan çarşaflar iyiydi, hoştu. Ama mutluluğu andırmıyordu. Bunların adına dense dense huzur denirdi. Kişiliksiz, sıradan bir huzur. Huzur böyle sıradanlaşınca bir değeri kalmıyordu.
Bir kadını sevmiştim, dedi, kendi kendine mırıldanırcasına. Bir insan bir insanı ne kadar çok sevebilirse, işte o kadar çok sevmiştim. Adı Nergis' ti bu kadının, gözleri kudretten sürmeli, güzel biriydi. Bakışlarını derinleştirip büsbütün anlamlı kılan tuhaf bir çekingenliği vardı.