... aynada kendisine bakmaya gittiğinde, güzelliginin bilinciyle mutlulukla gülümserken ya da muhteşem dekolte tuvaletini hışırdatarak hizmetkarların önünden utangaç ama yine de gururlu bir edayla arabasına giderken veya evde küçük bir parti verdiğimizde kapalı bir ipek elbise içinde, zarif boynunda ince bir dantelle oturup o güzel, ifadesiz gülümsemesiyle her tarafa ışık saçarken onu seyrederdim. Kendisine hayran olanların onu evde kaldığı, üzerinde bir sabahlık, darmadağınık saçlarıyla loş odalarda bir hayalet gibi dolaştığı, gece yarısından sonra kocasının klüpten dönmesini beklediği zamanlarda görselerdi ne diyeceklerini düşünürdüm. Böyle zamanlarda piyanoya gider, zorlandığı için kaşlarını çatarak bildiği tek valsı çalar ya da bir roman alıp ortadan birkaç satır okuyarak bir kenara fırlatır veya hizmetkarları uyandırmamak için kilere kendisi giderek bir salatalık ve biraz soğuk et alır, kiler penceresinin önünde durarak bunları yer ve sonra yorgun ve üzgün, odadan odaya dolaşmaya devam ederdi.