“Ama oruç tutabildiğine göre rahatlıkla bekleyebilir, sabırsızlık diye bir şey bilmez, sıkıntı çekmez hiç; aşıklık denen şey isterse uzun zaman çullansın başına, o yine gülüp geçer. İşte buna yarar oruç, efendim.”
“Çevresindeki dünyanın eriyip kendisinden uzaklaştığı, gökyüzünde bir yıldız tek başına kaldığı andan, üşüme ve umutsuzluğun üzerine çullandığı bu andan, sıyrılıp çıktı Siddhartha, öncekinden daha çok Ben’di, daha bir sıkıca toplanmıştı. Bu, en son ürpertiydi uyanışın, Siddhartha hissediyordu bunu, en son kasılmasıydı doğumun. Ve hemen yine yola koyuldu, hızlı hızlı ve sabırsızlıkla yürümeye başladı, eve gitmeyecekti artık, babasına gitmeyecek geri dönmeyecekti.”
“Ruhun rehberliği ile atılan adımların başarısız olması imkansızdır. Kendisi karanlık olan biri size ne diyebilir, nasıl rehberlik edebilir? İnsan tarafımız karanlıkta, onun fikrine danışmayı bırakın artık! O ne istediğini biliyor ve ne yapması gerektiğini. Onun tek yapması gereken ruhun onu devralmasına ve yönetmesine izin vermek. Bunu sağladığınız an rahatsınız. Çünkü ruh ışık, bilgi, yol gösterir, ışık tutar, rehberlik eder sana.”