"Belli bir noktaya kadar sefalet düşüncesinin, görüntüsünün içimizde şefkat uyandırdığı doğrudur, hatta korkunçtur da; ama belli durmlarda o noktadan ileri gitmez. Bunun hiç şaşmaz biçimde insan kalbinin kalıtsal bencilliği olduğunu olduğunu ileri sürecek sürecek olanlar hata ederler. Daha çok, aşırı ve yapısal bir hastalığa çare bulma umutsuzluğundan gelir. Hassas biri için merhamet nadiren ıstırapsızdır. Sonunda böyle bir acımanın aman aman bir fayda sağlamayacağını kavradığı zaman sağduyu akla bundan kurtulmasını söyler. "
...çaresizlik içinde ölümü bekleyenlere af; umutsuzca umudu bekleyenlere umut; dertlerde boğularak ölenlere iyi haberler. Hayat vazifesine çıkmış ama ölüme koşan mektuplar.
Vah Bartleby! Vah insanlık!