Galiba ilk kez 'İntihara Ayrılmış Zamanlar'dan söz ediyorsunuz. İntiharı hiç düşündünüz mü?
- 40 yaşıma kadar hep intiharı düşündüm, ama 40 yaşımdan itibaren insanların intihar etmeye değmeyeceklerini düşünmeye başladım. Bana göre intihar, geride kalanlara yönelik ağır bir suçlamadır. Bu mesajı verebileceğin tıynette insan olmadığını düşününce de intihar etmiyorsun.
Bir tür nihilizm değil mi bu?
- Tam tersine, değer yüklediğin şey bunlar değil. Allah’tan başka hiçbir şeye değer vermemek var bunun arkasında.
40 yaşına kadar ne vardı peki?
- Aynı şey. Bir çıkış sağlayacağını umduğun bir insanla, bir imkanla karşılaşacağını düşündüğün için her gün erteliyorsun intiharını. Daha sonra da, bu çıkışı insanlardan beklemenin saçmalığını kavrayıp yine intihar etmiyorsun.
Biz ki, ne çocuğuna, ne kocasına dayanamayan, kendi kendine dayanamayan kadınlarız, sen onunla nasıl yola çıkarsın? Ee, seni bayağı kutlarım, sende daha sabır kalmış.
Ama her şeyden önemli olan, yaşayabilmek... Biz, kimle ile yaşayamıyorsak da, kendimizle yaşayan, kendi içimizde gece gündüz mücadele eden insanlarız. Ben de her zaman yaşamın kendisini yazı dünyasından daha önemli bulduğum için, bakmaya, algılamaya, insanlarla konuşmaya devam ediyorum.
Oruç Aruoba'nın intihar etmeye karar verdiği bir akşam küçük kızı Filiz yıllar sonra okusun ve onu tanısın diye yazdığı bir mektup. Yazar o gece intihar etmemiş ve kızı yıllar sonra bu mektubun kitaplaştırılmasını kabul etmiş.
Çok özel, çok anlamlı, çok değerli... Okuduğum en gerçek ve en çarpıcı metin diyebilirim bu kitap için. Her satırının ağırlığını birazdan ölecek olan benmişim gibi göğüsümde hissettim. Bu satırları herkesin okumasını, okuyup anlamlandırmasını çok isterdim. Sokağa çıkıp insanları omuzlarından sarsarak okutmak istiyorum bu metini. Okuyun ama anlamak isteyerek okuyun diye bağırmak istiyorum.
ZilifOruç Aruoba · Sel Yayıncılık · 20172,443 okunma
Evet, işte, yalnız, şu: Beni tanıyacaksın... Başka bir şey istememiştim ki zaten, yaşamım boyu... — Garip değil mi: şimdi, yaşamım boyu isteyip de elde edemediğim bir şeye, şimdi, öldükten yıllar sonra, kavuşmak...