Bir müddet sustuk. İkimiz de belli etmeden birbirimizi tetkik etmek istiyor ve bu sırada gözlerimiz karşılaşıverince, “gördüklerimden memnunum” demek isteyen tasvipkâr bir gülümseme ile bakışmakta devam ediyorduk.
Otların yeşil olması, denizin mavi olması, gökyüzünün bulutsuz olması, pekâlâ bir meseledir. Kim demiş mesele değildir, diye? Budalalık! Ya yağmur yağsaydı... Ya otların yeşili mor, ya denizin mavisi kırmızı olsaydı... Olsaydı o zaman mesele olurdu, işte.
Başkasının hatasında kendi amelinin aksaklığını görmek, başkasının hatalı davranışına kendi hatasının yol açtığını hissetmek, bir kavrayış olgunluğunu, bilinç yüksekliğini gerektirir.