“Afrika’yı anlamak için dört rengi bilmek yeter. Sarı! Sıcağın rengidir. Yeşil! Her tarafı kuşatmış olan ormanın rengi. Siyah! Karşında oturan benim derimin rengi. Ve kırmızı! Üzerinde oturduğunuz toprağın sahibi olabilmek uğruna dökülmüş kanın rengi.”
‘Rejimlerle aram hiç iyi olmadı. Çünkü günleri bilemedim. Hangi günü yaşadığımızdan haberim olmadı. Oysa rejimler takvimler olmadan yaşayamazlar. Hiçbir rejimi sevmedim. Ne siyasisini ne kepek ekmeklisini!’
‘.. resmi kurumlar tanımlayamadıkları her şeyden çok korkar. Eğer herhangi bir devlet, karşısına çıkan canlı hakkında bir bilgi kırıntısına sahip değilse, deliye döner. Kendini tecavüze uğramış gibi hisseder. Otorite sadece bilinenler üzerinde kurulduğu için, bilinmeyen her şey doğal düşmandır.’