Enes Şenol

Enes Şenol
@CixsCral
20 okur puanı
Mayıs 2022 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Nereden Nereye Mart...
Puan vermedi·517 syf.··
2024 9. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 03 Haziran 2024 03:55
Jack London’ın “Martin Eden” adlı romanı, beni derinden etkileyen bir eser oldu. Kitap, yalnızca bir yazarın yaşam mücadelesini anlatmakla kalmıyor, aynı zamanda insanın kendini keşfetme sürecine, sınıf farklarına ve aşkın yıkıcı gücüne dair derin bir analiz sunuyor. Romanın ana karakteri Martin Eden, yoksul bir denizci olarak karşımıza çıkıyor. Onun hayatı, zengin bir ailenin kızı olan Ruth ile tanışmasıyla köklü bir değişime uğruyor. Martin, Ruth’a duyduğu hayranlık ve aşk sayesinde eğitimli bir insan olma arzusunu keşfediyor. Ancak bu süreçte, sınıf farklarının ve toplumun sert yüzünün ne denli acımasız olabileceğini öğreniyor. Kitapta en çok dikkatimi çeken noktalardan biri, Martin’in yazarlık kariyerine giden yoldaki azmi ve kararlılığı oldu. Onun bu süreçte karşılaştığı engeller ve yaşadığı hayal kırıklıkları, aslında birçok sanatçının ve yazarın hayatında karşılaştığı zorlukları temsil ediyor. Martin, toplumun beklentilerine ve ön yargılarına karşı mücadele ederken, kendi kimliğini ve değerlerini de sorgulamaya başlıyor. Ruth ile olan ilişkisi, kitabın duygusal açıdan en yoğun bölümlerinden birini oluşturuyor. Martin’in aşkı, bir yandan onu motive ederken diğer yandan onu tüketiyor. Ruth’un ailesi ve arkadaş çevresi, Martin’in onların sosyal sınıfına uygun olmadığını sürekli vurgularken, bu ilişki Martin’in içsel çatışmalarını daha da derinleştiriyor. Ruth’un Martin’e olan tavrının değişimi ve nihayetinde aralarındaki ilişkinin sona ermesi, bana kalp kırıklığının ve hayal kırıklığının en keskin hallerini gösterdi. Jack London’ın betimlemeleri ve karakter analizleri, kitabı daha da etkileyici kılıyor. Martin Eden’ın içsel dünyasını ve düşüncelerini derinlemesine anlatırken, okuru da onunla birlikte düşünmeye ve sorgulamaya itiyor. Martin’in sonunda ulaştığı
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025134,7bin okunma
Reklam
Puan vermedi·96 syf.··
2023 17. kitabı
Kitapları sevmemin bir nedeni de bu; kendini güzel ifade edebilen insanların (yazarların) 50 yaşında bile deneyimlediği sorunlardan çok daha genç yaşta haberdar olabiliyoruz. Başta Montaigne'nin Denemeler adlı eseri gibi bi eser sanarak almıştım fakat kitabı okuduğumda tek bir konudan bahsettiğini gördüm, ve bu konu çoğumuzun karşılaştığı varoluş sancısıyla ilgiliydi. Tolstoy bu kitabında, bu konu hakkında tüm araştırmalarını (muhtemelen hepimizinkinden daha fazla olan) bir arada toplayıp, tüm alt dallarda tüm bakış açılarını ele alıp incelemiş ve hiçbirini mantıklı bulmamış. Sona kadar büyük bi heyecan ile okumuştum, sondaki kararındannise pek hoşnut olmuş değilim ( beklentilerim hayattan yeni bir anlam çıkaracağı yönündeydi). Saçma oluyor tabi 2+2=4 tür, farklı sonuç çıkaramayız. Ve çıkarmış olsaydı da zaten şimdiye kadar biz de farkeder veya illaki duyardık :')
İtiraflarımLev Tolstoy · Antik Kitap · 201629,2bin okunma
Puan vermedi·196 syf.··
2022 21. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 04 Ağustos 2022 01:23
Kitabı okumaya başladığımda, kitapta kendimden parçalar gördükçe çok büyük hayranlık beslemiştim, fakat git gide bu hayranlık arka plana geçerken yerini üzüntüye ve kabullenemeyişe bıraktı. O çok severek başladığım kitabı okumam git gide zorlaştı. Aklım hep kitaptaydı veya durup durup ilk okuduğum hikayeleri okudum ama yenilerini okumaya bir türlü cesaret edemedim. Yeni kitaplar araya sıkıştırdım vs. Sonunda bitirdim ve söyleyecek söz bulamıyorum, hatta söylemeye çalışırsam hadsizlik yapacakmış gibi hissediyorum. Iyi okumalar...
Korkuyu BeklerkenOğuz Atay · İletişim Yayıncılık · 202233,3bin okunma
Puan vermedi·110 syf.··
2022 12. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 16 Temmuz 2022 02:24
Felsefesi çok hoşuma giden bir yazar. Hatta felsefesini benimsemek istemiştim bi sıralar, fakat gerçekte tam olarak öyle hissetmediğimden dolayı onun gibi olmaya çalışmak, kendimi, olmadığım birinin rolünü yapmış olmakla eşdeğer olduğundan bunu yapmamıştım. Kitabı Mario Vargas Llosa'nın "Camus'nün karamsarlığı kabulleniş değil, tam aksine bir eylem hatta isyan çağrısıdır" sözüne sonuna kadar katılarak okudum. Her sayfada umuda dair bir şeyler gördüm, her sayfada karakter kendini ne kadar soyutlasa da mutlu olmak için yaptığı şeyleri farkederken; bunun, yazarın felsefesinde hatalar olduğunu, bahsettiği gibi bir insan olunmayacağını düşünüyordum. Kitabın sonu, 1 saat tavanı seyredip neden böyle bir son diye düşünmeme sebep verdi. Yeterince mi araştırmadım bilmiyorum makalelerde de pek bir şey bulamadım. Acaba nedendi ki ? Diğer insanların kendisi gibi olmasını mı istemiyordu ? Umudu olmamasına (bir nevi inanmamak olur bence) rağmen insanlara umut vermek isteyişi nedendi ?
YabancıAlbert Camus · Can Yayınları · 2025137,1bin okunma