"İnsan dünyaya geldiği andan itibaren 'Ben' demeyi öğrenmiştir, ancak aşk insana 'Ben değil, Sen' demeyi öğretir; zira seven hiçbir ruh, kendine varlık rengi veremez." Bu imkânsızlık, kelime-i şehadetin birinci bölümünde ifade edilir. Birinci bölümde, Lâ ilâhe denir, böylece mevhum ilahların hepsi reddedilir. İkinci bölümde ise, illallah denilerek, aşkın membaı ve aşkın kendisi olan Allah'ın varlığı ve birliği tasdik edilir. Bir söz vardır: "Halden ancak âşık anlar." Kabul etmek zor ama doğru bir sözdür bu: Gerçek anlamda sevmeyen gerçekte bir şey bilmez. Ancak aşk; hasetten, garazdan ve nefretten azade katıksız bir aşk insanı ebediyete taşıyabilir."