SAİD HALİM PAŞA Mısır’da seçkin bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Daha sonra Avrupa’da eğitim görerek İstanbul’a geldi. Avrupa’da eğitim görüpte geldiği yeri, kültürünü ve dinini unutmayan nadir aydınlardandı. Devlet memurluğu yaptı.Uzun süre memurluktan sonra Sadrazam oldu.Sonrasında sadrazamığı bıraktı ve savaş suçlusu bulunarak sürüldü Sürgün sırasında Fransızca olarak kitaplar yazdı. Roma’da ikamet ettiği 1921 yılında bir ermeni tarafından suikaste uğrayarak şehid edildi.
KİTAPLARI
MEŞRUTİYET: Yazar 1876 anayasasını tecrübesiz ve mağrur ellerle yeni inkılapçıların yapmış olduğu Kanuni esasiyi birçok yönden ele almıştır. Oysa anayasa Osmanlı gibi çok uluslu bir imparatorluk için çokta uygun değildi. Anayasa hem siyasi hem de sosyal yapımıza uygun olmadığını defaatle belirten yazar ‘’ Ne yazık ki, fikir adamlarımızın pek çoğu,bir milletin layık olduğu saadet derecesini batıya olan benzerliği ile ölçüyorlar’’ cümlesinde de Avrupayı birebir taklit etmenin milletimize hiçbir faydası dokunmayacağını söylüyor
TAKLİTÇİLİĞİMİZ: Said Halim Paşa Taklidçililk konusunda bizleri şu konu başlıkları altında uyarıyor:
-Başka milletleri taklit çok güç ve tehlikelidir.
-Dikkatli ve uzak .
-Anayasayı hayatın gerçekleri değiştirecek.
-Osmanlı şahsiyetine düşman olduk.
-Her değişiklik iyiye işaret ddeğildir
-Taklit anarşiye götürür
‘’Sözün özü, kendi kendimizi tanımamıza bile engel olan bu taklitler ve iktibaslar vasıtasıyla durumumuzu düzeltmemiz mümkün değildir. Bu gidaşatın sonu elem verici bir sosyal kargaşa ve bir anarşi olacaktır.’’
FİKİR BUHRANLARIMIZ: Osmanlı İmparatorluğunun çöküşündeki en büyük hatalardan biri de kuşkusuz yanlış fikirlerdir.Yazar bu kitapta bu yanlış fikirleri şu başlıklar altında açıklıyor
-Aydınlarımız,kendi memleketini tanımaz
-Batılı bir