Atilla İlhan sormuştu değil mi,
Bu şehir o eski İstanbul mudur?
Elbette değildi. Zamanın eli değiyordu her yere… Ama ne demişti Shakespeare:
Güzelliğin yitmez ki asla olmaz ki hurda;
Gölgedesin diye ecel caka satamaz
Sen çağları aşarken bu ölmez satırlarda:
İnsanlar nefes alsın, gözler görsün elverir
Yaşadıkça şiirim, sana da hayat verir.
“Ne demişti hem cinslerimden biri? Dans edemediğim devrim devrim değildir. Cumhuriyet’le kadınlar dans etmeyi öğrendiler. Utanmadan, korkmadan… Ayaklarını özgür yarınların temposuna uydurarak. Sağ olun Paşam…”