"Bir İncil kıssası ilk insanın ,ilk günaha kadar mutluluk koşulunun, yapacak işinin olmaması, aylaklık olduğunu söyler. Aylaklık sevgisi ilk günah işlendikten sonra da değişmedi ama lanet,sadece ekmeğimizi alnımızın teriyle çıkarmak zorunda olduğumuz için değil, manevi özelliklerimiz aylak kaldığımızda huzurlu olmamıza izin vermediği için,hala insanlığın üzerinde. Gizli bir ses aylaklıktan suçluluk duymamız gerektiğini söyler.Eğer insan aylaklık ederken de kendini yararlı , görevini yapmış gibi hissedebileceği bir durum bulabilseydi ilkel insanın mutluluğunu bir ucundan yakalardı. Böyle mecburi ve ayıplanmayan bir aylaklık durumundan bir bütün halinde yararlanan sınıf , asker sınıfıdır. Askerliğin en çekici yanı, bu zorunlu ve ayıplanmayan aylaklık olagelmiştir, ve gelecekte de yine bu olacaktır."
"Bir yere gider dua ederim;alışmaya ve sevmeye zaman bulamadan daha uzaklara giderim. Ayaklarımda derman kalmayana kadar giderim, bir yerlerde uzanır ölürüm ve sonunda üzüntülerin, iç geçirmelerin olmadığı o ebedi ve sakin iskeleye yanaşırım. "