Tüfek Mikrop ve Çelik (Ciltli)

·
Okunma
·
Beğeni
·
63,7bin
Gösterim
Adı:
Tüfek Mikrop ve Çelik (Ciltli)
Baskı tarihi:
Eylül 2018
Sayfa sayısı:
609
Format:
Ciltli
ISBN:
9786052994580
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Pegasus Yayınları
Baskılar:
Tüfek, Mikrop ve Çelik
Tüfek, Mikrop ve Çelik
Tüfek Mikrop ve Çelik (Ciltli)
610 syf.
·8 günde·Beğendi·10/10 puan
Biliyorsunuz ki Tüfek, Mikrop ve Çelik'in National Geographic tarafından çekilmiş bir belgeseli var. Bana şunu söyleyenler oldu: "Kitabını okumakla uğraşacağına, belgeselini izlesene!" Ama biz okurların iyi bildiği bir şey varsa o da kitapların her zaman çok daha derin olduğudur. Tıpkı filmlere uyguladığım katı kuralımı belgesele de uyguladım ve önce kitabını okudum. Kimseyi dinlemeyip kitabı okumakla uğraştığım (!) için çok mutlu ve huzurluyum.

Huzurluyum çünkü Tüfek, Mikrop ve Çelik, bir kitaptan çok daha fazlası. Jared Diamond'un 30 yıllık bir zaman dilimini kapsayan (ortalama insan ömrünün yarısı demek bu ve benim toplam yaşımdan fazla) derin araştırmalarının sonucunda ortaya çıkan olağanüstü bir eser. 'Zamanda veya tarihte yolculuk yapmak mümkün mü?' sorusuna verilebilecek olumlu bir yanıt niteliğinde: 'Evet bu kitapla mümkün.' Başlangıçtan günümüze uzanan derin bir yolculuk.

Kitabın yazılmasına öncülük eden Yeni Gineli bir yerli olan Yali'nin sorusu basitti: "Beyaz adamın bu kadar çok kargosu varken, siyah adamın neden bu kadar az?" Ancak bu basit sorunun yanıtı o kadar da basit değil. Yanıt verebilmek için Jared Diamond'un ömrünün yarısını vereceği bir soruydu bu. Ve ben şimdi anlıyorum Yali: dünya üzerindeki dengesiz dağılımı, neden birinin diğerinden üstün olduğunu, yeni dünyanın nasıl şekillendiğini şimdi daha iyi anlıyorum. Üzgünüm. Üzgünüm çünkü bu beyaz adamın yaradılış üstünlüğü değil, bu siyah adamın şanssızlığı yalnızca.
664 syf.
·7 günde·Beğendi·9/10 puan
Uğradığım ikinci el kitapçıda biraz zorla aldım bu kitabı. Daha doğrusu bey amca bana biraz zorla verdi kitabı.
Ben kafamda ki kitaplarla içeri girdiğimde: -Amca bu kitabı istiyorum.
-Gerek yok boş kitap.

-Şu kitap var mı amca?
-Okunmaz bu yazar evladım.

-O kitaptan elinde var mı?
-Zaman kaybı...

Velhasıl elime kalınca bir kitap tutuşturdu. Bunu oku dedi bana. Evirdim çevirdim baktım. Gözüm kesmedi koydum kenara. Başka kitap arıyor gözlerim. Yine aynı kitabı koydu önüme. Tekrar aldım inceledim ve yerine koydum. Bey amca inatla kitabı almamı diretince aklımdaki bütün kitapları silip aldım kitabı.

Burdan ikinci el kitapçı amcaya çok teşekkür ediyorum böyle güzel eseri ellerime zorla tutuşturduğu için.

Kitap hakkında ilk diyeceğim: Bu kadar detaylı, kapsamlı bir kitapla daha önce karşılaşmadım.(Bu büyük ihtimal benim cahilliğim) İlk çağdan bu zamana bir sürü altın değerinde bilgi barındırıyor. Sömürgecilikten kaynaklı bir sorudan başlıyor kitap. Bir soru var ki yazarımızın kafasını çok yormuş ve 600 sayfalık roket sunmuş bize. Sömürülenlerin neden sömürüldüğü, neden sömürenler değilde sömürülenler sömürüldü? Sömürülenlerin sömürenden ne eksikleri vardı? Sömürülenler, sömürenleri sömüremedi de mi sömürüldüler? Ya da sömürenler böyle pasta yapmayı nerden öğrenmişti? Tabi şaka bir yana kitap sadece sömürgecilik üzerinde durmuyor. Sadece kitabın omurgasını oluştuyor. Kıtaların coğrafi avantaj-dezavantajlarından, ilk alfabelerden tutun tarım devriminin önemine kadar değiniyor. Salgın hastalıklarda bir o kadar ilgi çekici. Ve tabi teknolojinin, hızlı gelişmenin başlangıcı da. Sonuç olarak. Kitabın içinde kocaman sorular var ve bunların kocaman cevapları var. Kesinlikle süper ötesi.

Sonuç olarak: Dünya, devletler, insanlık, sömürgecilik, hastalık, tarım, avcılık, hayvan evrimi, hayvan nesli, teknoloji; ilk başlangıcından günümüze kadar nasıl seyir ediyor ve günümüzde bu sonuca varmasının nedenleri nelerdir? Diye merak edenler buyursun okusunlar.

Gerçeklerin anlatıldığı muhteşem bir kitap. İkinci el kitapçı amcayla bir anlaşma yapıp herkesin eline zorla tutuşturmamız gerekiyor.

Saygılarımla...
664 syf.
·10/10 puan
Merhabalar şimdiye kadar okuduğum en iyi tarih kitaplarında biri olan Tüfek Mikrop ve Çelik insanlık tarihini merak ediyorsanız ve iyi bir eser okumak istiyorsanız ilk düşünmeniz gereken kitaplardan Tüfek Mikrop ve Çelik.Konu olarak ise insanlık tarihi,savaşlar,ülkeler,icatlar,tarih değiştiren olaylar ve insanlık tarihinin nasıl değişip şekillendiğini ? Neden bazı toplumlar zenginken diğerleri fakir kaldı ? At nasıl evcilleştirildi ? Yazının icadı,tarımın başlaması ve dinlerin ortaya çıkması gibi konulara yer verilmiştir.Kitap üslup olarak akıcı ve sadedir.Tarih bilimiyle bilgisi olmayanlar İçin bir öneride bulunmak isterim kitabı okurken terim anlamları atlamadan anlayarak ve araştırarak sindire sindire okuyunuz çünkü öğretici bir eserdir.Sapıens’i okuyup beğenen okurların bu eseri de beğeneceğini düşünüyorum.Tarih,coğrafya,arkeoloji,jeoloji,antropoloji ve biyoloji gibi bilim dallarından faydalanan bu eser geçmişi ve geleceği gösteren muhteşem bir eser.
Keyifli Okumalar Dilerim
610 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Sistem kısa yorum yapmama izin vermiyor o yüzden biraz kahve edebiyatı yapayım :) ilk çıktığında maddi olarak sıkıntı çekiyordum ve belki 6 belkide sekiz kitapçı gezdim ve her uğradığım kitapçıda üç , beş satır okuyarak tam 40 sayfa okudum sonra üye olduğum kütüphaneden ricada bulunup 1 lira katkısağlayarak üyelerle para biriktirip kitabı kütüphaneye kazandırıp ilk ben okudum 40.sayfasından başlayarak kitap hakkında yorumum sadece OKUYUN...
609 syf.
·23 günde·9/10 puan
Aşağıdaki sorular ilginizi çekiyorsa ve araştırmacı bir yapınız varsa bu kitaptan fazlaca zevk alacağınızı düşünüyor ve okumanızı tavsiye ediyorum.

# Hangi insanın aklına bir bitkiyi evcilleştirmek geldi, neden geldi ve bunu nasıl başardı?

# Neden bazı yabani bitkiler evcilleştirilirken çoğu evcilleştirilemedi? Günümüzde bu kadar ileri tarım bilimi varken bile çoğu yabani bitki neden hala evcilleştirilemiyor?

# Neden günümüzde toplumlar arası ekonomik, bilgi ve teknoloji açısından bu kadar fark var? Bunun ana sebepleri neler? Ve bu sebeplerin temelindeki ana sebepler neler?

# Neden ilk tarıma geçiş M.Ö 8000 tarihlerinde oldu neden çok daha önce geçilemedi?

# İnsanlar neden tarıma geçmeyi tercih etti? Yararları ve zararları ne oldu? Tarıma geçiş ile imparatorlukların kurulması arasında nasıl bir bağ var?

# İnsana ait ilk kalıntılar kaç yıllık ve nerelerde bulundu? İnsanların dünyaya yayılışı nasıl oldu? Amerika ve Avustralya kıtalarına ilk insanlar nasıl gitti? Neden Avrupa bu kıtaları keşfetti de Amerika yerlileri Avrupa’yı keşfedemedi?

# İlk tarım neden Bereketli Hilal’de başladı? Neden köpekten başka hayvanın evcilleştirilemediği bir zaman da bu bölge de inek, keçi, koyun, domuz evcilleştirilebildi?

# Tarıma ilk geçen Güneydoğu Asya insanları iken şuan niye en ileri toplumlar buralarda değil?

# 200 kişilik bir İspanyol ordusu nasıl 80000 kişilik İnka imparatorluğu ordusunu yenebildi? Avrupa nasıl bu kadar rahat Amerika kıtalarını ele geçirebildi?

# Neden Dünya’da çoğu hayvanın soyu tükendi? Neden Afrika ve Avrasya’daki büyük memelilerin soyu tükenmezken neden Amerika, Avustralya ve sonradan keşfedilen adalarda büyük memelerinin soyu tükendi?

# Neden zebra gibi bazı hayvanlar evcilleştirilemezken neden at gibi hayvanlar evcilleştirilebildi?

# Dünyada ki 6000 dilin 1000’i neden Yeni Gine’de? Yeni Gine’nin 10 katı olan Çin’de neden sadece 8 dil var?

# Afrika tarihinde neler oldu? Homo Sapiens’in ana yurdu olan, çeşitli iklimleri olan, dünyada eşi görülmemiş bir insan çeşitliliğine sahip olan Afrikalılar neden Avrupa’yı sömüremedi de, neden Avrupa Afrika’yı sömürdü?

----------------------------------------------------------------

Kitabın ana çıkarımı ve bize kattıklarına gelirsek. Öncellikle müthiş bir genel kültür ve tarih bilgisine sahip olacaksınız. Bundan da önemlisi farklılıklara karşı varsa bazı milletlere, kültürlere karşı ön yargınızı yıkmanızı sağlıyor kitap. Bunu insanların ortak noktalarını, aralarında ki farklılıkların temelini göstererek yapıyor.

Örneğin Çin diyelim. Çinlilerin neden bu kadar kalabalık olduğunu anlıyorsun. Neden önüne gelen her hayvanı yediklerini anlıyorsun vs. (Doğru ya da değil, asıl mesele burada binlerce yılın sonucunda gelen bir kültür ve bu kültürün sebebini görebilmek.) Kendimce örnek vermem gerekirse bizler Çinlileri yadırgıyoruz, Hindistan’da ki bazı insanlar bizleri sığır eti yiyoruz diye yadırgıyor, vejeteryanlar tüm et yiyenleri yadırgıyor, şimdilerde sentetik et üretiminden bahsediliyor belki ileride tüm dünya hayvan kesimine karşı bir duruş sergileyecek, hatta bitkilerin hisleri olduğundan bahsediliyor belki 50 yıl sonra yeşillik yiyenleri yadırgayanlar çıkacak...


Hepimiz aynıyız aslında fakir bir ülkedeki insan, Avrupa’da ki insandan daha aptal olduğu için o durumda olmadığını daha iyi anlıyor ve özümsüyorsun. Bunun en güzel örneğini şu şekilde vermiş yazar:
Polinezya adalarında yaşayan Maorilerin bir kısmı Chatham adalarına gidip yerleşiyorlar ve Moriori oluyorlar. Yüzyıllar geçerken bu sırada Morioriler çevre etkisi yüzünden avcılık ve toplayıcılığa dönüp ilkel kalırken. Maoriler uygum ortam yüzünden tarımda ilerleyip çevre adaları da fethederek imparatorluk haline geliyorlar. Bu geçen 500 yıla yakın sürede bu iki akraba topluluk birbirini unutuyorlar. Sonrasında Maoriler, moriorilerin adasını bulunca buraya gelip herkesi öldürmüşler. Hayatta kalan bir Moriori ise olay hakkında şunları anlatıyor: ‘’Bizi koyun gibi boğazlamaya başladılar… Çok korkmuştuk, çalılıkların arasına kaçtık, yerin altındaki oyunlara, düşmanın elinden kurtulmak için nereyi bulursak oraya saklandık. Saklanmanın hiçbir yararı yoktu, bizi bulup öldürüyorlardı – erkek, kadın, çocuk demeden.’’
Bir Maori ise şunları anlatıyor: ‘’Göreneklerimize göre el koyduk ve herkesi yakaladık. Tek bir kişi bile kaçamadı. Bazıları bizden kaçtı, onları öldürdük – ne olmuş yani? Bizim göreneğimiz buydu?‘’

Bu bile aslında insanlık tarihinin bir mini özeti. Kitapta en sevdiğim bölümlerden biriydi. Bunun gibi Jared Dıamond farklı kıtaların farklı farklı toplumların genetik ve dil kökenlerini araştırarak çarpıcı sonuçlara varıyor.

Niçin bazı mikroplar insanları öldürmek için evrimleşti? Taşıyıcısı öldürmesi kendisini de öldürmek demek sonuçta. Neden karşılıklı yarar odaklı evrimleşmedi? Bu kısımda hoştu. Cevap kısaca mikropların büyüme, güç ve hızlıca çoğalma isteğinde yatıyor. İnsan nasıl güç ve büyümek için yaşadığı dünyayı yok ediyorsa işte mikrop da aynısını yapıyor. Mikrop ve insan arasında ki benzerlik! İnsanlara mikrop diye boşuna demiyorlarmış. :)Ama yine de önemli bir fark var; mikropların yaşayabileceği milyarlarca taşıyıcı varken insanların sadece bir tane dünyası var.

Irkçılığın doruk noktası büyük coğrafi keşifler ardından gelmiştir. Amerika, Afrika ve Avustralya kıtalarına giden Avrupalılar karşılarındakine kıyasla net üstünlüklerini görünce kısıtlı bilgilerle bunu sadece kendilerinin onlara kıyasla üstün varlık görerek açıklayabildiler. Bizde olsak aynı şeyi düşünürdük büyük ihtimalle. Bunun böyle olmadığı sonradan bilimsel açıklamalarla kesin olarak anlaşıldı.

Nasıl ki bir psikolog hastasını daha iyi tanıyabilmek ve hastalığının kaynağını anlayabilmek için hastasının çocukluğuna, geçmişine iniyorsa. Yazar da insanlığın, milletlerin, farklı kıtalardaki farklı farklı toplumların çocukluğuna inerek kimliklerinin, kültürlerinin kaynağını anlamaya çalışıyor. Coğrafya kader midir? Bizi biz yapan ne kadar biziz? Kaderimiz, toplumların kaderi ne kadar ellerinde? Aslında bu soruların da cevaplarını vermiş oluyor yazar.

Kitap aslında baştan sona bunu anlatmaya çalışıyor. Aramızdaki farklılıkların kaynağının ne olduğunu görürsek, empati yapabilirsek, anlayabilirsek bu sorunları da çözebiliriz. Kitabın bana en büyük katkısı bunlar oldu. Okuyacak herkese şimdiden iyi okumalar. Kararsız kalanlara da mutlaka okumanızı tavsiye ediyorum, kitabın sonunda iyi ki okumuşum diyeceksiniz.

Yadırgamalarımızın, önyargılarımızın, tahammülsüzlüklerimizin, öfkemizin, egomuzun kaynağı bilgisizliktir.

Kitapla kalın, bilginin peşini bırakmamanız dileğiyle.
610 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Kitabın yazılma nedeninin temelinde basit ama bir o kadar da açıklaması güç bir soru yatıyor.Yeni Gineli bir yerlinin, kitabın yazarı Jared Diamond’a ‘’ Neden siz beyazların bu kadar çok kargosu var,bunları Yeni Gine’ye neden getirdiniz ve biz siyahların kendi kargosu neden bu kadar az?’’ sorusunu yöneltmesiyle Jared Diamond’un kafasında bir ışık yanıyor ,sorunun cevabını bulma ve kitabın yazımına başlama gereği duyuyor.Burada geçen ‘’kargo’’ terimini araştırdım ve yerliler arasında balta,giyim,kuşam,yiyecek,içecek anlamına geldiğini öğrendim.
Bu soru benimde kafamı karıştırmıştı.Gerçekten bu farklılığın nedeni ne olabilirdi? Temelinde ne yatıyordu?Bu kafa karışıklığı kitaba dört elle sarılmamı sağladı.İnsanoğlu her zaman gizemin peşinden gidip merakını doyurmak istememiş midir zaten?
Kitabı okumadığım zaman dilimlerinde de gün içerisinde bu konuyu düşünmeye başlamıştım.Yazar sürekli yeni sorular yönelterek aklımı daha da fazla karıştırıyordu.Mesela bu sefer de şöyle bir soru yöneltmişti ‘’Neden Amerika ,Afrika ve Avustralya yerlileri gidip Avrupalıları ve Asyalıları öldüremedi,egemenlikleri altına alamadı,onların köklerini kazıyamadı da bunun tam tersi oldu?’’.İşte bu sorunun cevabını kitabı okumadan önce bilmiyordum hatta kendime böyle bir soru sorma gereği bile duymamıştım şimdiye kadar.Basit yanıtlar buluyordum kendime bu sorulara karşılık ‘’Böyle gelmiş böyle gidiyor elbet bir üstünlüğü vardı Avrupalıların ‘’ diyordum ama bu üstünlük neydi bilmiyordum.
Günümüzde Avrupalı devletler ve halkları genel olarak biyolojik farklardan bahsedip kendilerinin diğer ırklardan üstün olduğunu söylüyorlar.Bu çok yanlış bir görüş bu tamamiyle kafatasçılık yapmak.Bu görüşü hiçbir zaman benimsemedim ve doğru olduğunu düşünmedim.Çünkü yaradan yarattıklarını neden eşit olmayacak bir şekilde yaratsındı ki?Zaten dinin temelinde herkesin yaradan önünde eşit olması yok muydu?Bu yüzden bu tarz bir üstünlüğü de kabul etmiyordum.Ama hala medeniyetler arasındaki farkı oluşturan etmenin ne olduğuna dair bir fikrim yoktu.Bu da demek oluyordu ki kitabı okumaya devam edip cevabımı almalıydım.
Yazar,insanlığın 7 milyon yıl önce ortaya çıkışından itibaren ilk 5-6 milyon yıllık dilimin Afrika sınırları içerisinde geçtiğini söylüyordu.Ama bu kadar eski geçmişe sahip bir kıta günümüzde neden bu kadar ilkel durumda?Sorularıma bir yenisi daha eklenmişti anlaşılan.
Şimdiye kadar hep sorulardan ve bilinmezden bahsettik ama önemli olan bunlara cevap bulmak değil midir?O yüzden bunca soruyu tek tek yanıtlayalım yazarın bize açtığı yol yordamıyla.
Tarım başlamadan önce insanlar avcılık ve toplayıcılıkla karınlarını doyuruyorlardı bunu bu zamana kadar bir çok kere duymuştum.Tarım yapılması sonucunda insanların yerleşik hayata geçmesi de bana yabancı bir bilgi değildi.Ama her kıtanın neden farklı zamanlarda tarıma geçtiği ise benim için bir çıkmaz sokaktı.Daha önce bunun hakkında hiç düşünmemiştim.Hepimizin de bildiği üzere insanlar karınları doymadan yaşayamaz,çoğalamaz hatta ve hatta düşünemez.İnsanların düşünmesi için önce temel ihtiyaçlarını gidermesi gerekir.
Kıtalararası farkın temelinde de bitkilerin evcilleştirmesi yatıyormuş bu çok güzel bir tespit.Mümbit Hilal denen bölge ilk tarımın yapıldığı bölge olarak biliniyor.Bunu daha önce tarih ve coğrafya derslerimde duymuştum.Ama neden Mümbit Hilal ilk kez tarımın yapıldığı yer? Bunun cevabı çok basitmiş çünkü Mümbit Hilal’in bulunduğu coğrafya,protein oranı çok yüksek iki bitkiye ev sahipliği yapıyordu; arpa ve buğday.Ve bu ürünler kolayca evcilleştirildi.Buna bağlı olarak tarım gelişti ve yine buna bağlı olarak karınlarını doyuran insanlar çoğalarak siyasi bir oluşum içine girdiler.Bu oluşum sonrasında ise medeniyetler doğdu ve düşünceye zaman olduğu için teknoloji gelişti.Ama diğer kıtalarda bu avantaj yoktu çünkü evcilleştirilebilecek ürün sayısı az ve protein oranları çok düşüktü.Düşünebiliyor musunuz bugün insanlar tarafından o kadar da önemsenmeyen arpa ve buğday tüm insanlığın seyrini değiştirmiş.Belki de bizim kültürümüzde kutsal sayılan ekmek bu nedenle bulunduğu konumu almıştır.En basit örneği yere düşen bir ekmeği yerden alır üç kere öper alnımıza götürürüz.Atalarımız bu iki ürünün önemini biliyorlardı ve bize bunu aşılamışlar.
Kıtalar arasındaki farkın temelinde bitkilerin evcilleştirilmesinin ne kadar payı varsa hayvanların evcilleştirilmesinin de bir o kadar payı varmış.Ama yine ısrarla üzerinde durmamız gereken bir konu var her kıtada farklı zamanlarda hayvanların evcilleştirilmesi daha önce evcilleştirenlerin daha zeki olduğu anlamına gelmiyor.Her kıtada az yada çok hayvan vardı evet ama bunlar içerisinde evcilleştirilebilecek olanlar çok azdı.Asya kıtası bu konuda diğer kıtalara göre yine şanslıydı çünkü en temel ihtiyaçları karşılayabilecek hayvanlar(at,koyun,inek vs.) bu kıtada bulunuyordu.Buradan nasıl bir sonuç çıkarabiliriz? Cevap çok basit insanların kaderlerini,gelişmişliklerini ve geleceğini coğrafi faktörler belirledi.Örneğin Asya’da bulunan insanları alıp Amerika'ya koysak onlarda orada aynı gelişmeyi gösterirlerdi daha fazlasını değil.Hiçbir insan hiçbir insandan üstün değildi sadece biraz daha şanslıydı o kadar.Kitapla tanışmadan önce bunlar aklımın ucundan geçmezdi.
Kitabın adı üç kavramdan oluşuyor,insanların kaderini belirleyen üç kavram; Tüfek,Mikrop ve Çelik.Kitabın adını görünce şuan ki düşüncelerimin hiç biri aklıma gelmezdi doğrusu.Oysa ne kadar çok şey anlatıyormuş bize bu üç kavram.Bunlara da kısaca değinmek istiyorum.
Bu üç kavramın kesiştiği güzel bir örnek var beni çok fazla etkiledi bu olay.Hepimiz az çok Coğrafi keşifleri biliriz.Genelde insanların aklında beliren olay özetle şudur(kitabı okumadan önce ben de böyle düşünüyordum) ; Teknolojik üstünlüğü ellerinde bulunduran Avrupalı kaşifler Amerikayı keşfedip oradaki cahil insanları üstün bilgileri sonucunda yenmiş ve o topraklara sahip olmuşlar.Bu çok yanlış bir düşünceymiş.Avrupalıların zeka olarak hiçbir üstünlüğü yoktu Amerika yerlilerine karşı tek üstünlükleri coğrafi olarak daha zengin kaynaklara sahip bir yerden gelmeleriydi.Hayvanlarla daha önce tanışıp onları evcilleştirmiş ve onların mikroplarını almışlardı.Ama Amerika yerlileri daha önce bu mikroplarla hiç karşılaşmamışlardı ve bağışıklıkları yoktu.Avrupalılar tarafından Amerika yerlilerine bulaşan şuan günümüzün en basit hastalıklarından biri olan çiçek hastalığı tüm İnka imparatorluğunu savaşamadan yok etti.Yine daha önce hiç bir şekilde ne tüfek ne de kılıç görmemiş olan yerliler bunları görünce şaşırarak ne yapacaklarını bilemediler ve korktukları için karşı koyamadılar.Gördüğünüz üzere olay aslında ne kadar farklıymış değil mi?Bir sonuca bağlayacak olursak günümüz kıtalarında farklı yaşam kalitelerinin oluşmasının temelinde coğrafi faktörler yatıyor.
Bu kitap sayesinde artık dünyaya bakış açım değişti tarih,coğrafya gibi bilimlerde bir konuyu irdelerken daha farklı düşünmeye başladım.Her şeyin bir temeli olduğunu düşünüyor ve basit denen bir çok oluşumun aslında ne kadar büyük bir geçmişe sahip olduğunu düşünmeden edemiyorum.Bir haritayı açıp önüme koyduğumda sadece bir çizim olarak görmüyorum karşımdaki kıtaları her birinin bir öyküsü olduğunu biliyorum.Ve asla bilinemeyecek bir çok sırları olduğunu..
Bilim üstüne koyarak ilerliyor biz de başka bir medeniyetin temellerini atıyoruz.Bizden sonrakiler yine üstüne koyarak başka bir medeniyetin temellerini atacak bu devinim böyle sistematik şekilde sürüp gidecek.
Hülasa, okuyun okutun efendim.
662 syf.
Sırf gücümüz var diye bizden daha güçsüze sahip olma hakkımız var mı? Bu kitapta buna cevap aranmıyor. Bunu siz başınızı yastığa koyduğunuzda zaten düşüneceksiniz. Belki bir mucize, belki bir lanet; tarım keşfedilir!
Hayvanlar evcilleştirilir ve bizi bu medeniyete taşıyan onların kanları, selülozları, kemikleri ve kökleridir. Tarım ve hayvancılık her yerde başlamadı veya başka tarihlerde başladı, yakın tarihte başlamış bile olsa o milletleri farklı etkilerle tarih sahnesine yaka paça atmış bulundu. Diller en nihayetinde ortaktı, kardeşler birbirini öldürdü, düşmanlar (düşmanını dost sananlar) boğazlandı. Medeniyetlerin çöküntülerinden yeni medeniyetlerin yükseltildiğine inandırıldık ama bu silsile ne zaman sona erecek bilmiyoruz. Diller takip edildi, doğal deney koşulları sunan adalar irdelendi.
Dünya top 100 entelektüeller listesinin tepesinde Noam Chomsky, 2. olarak Umberto Eco, 3. olarak Richard Dawkins ... ve 9. olarak da Jared Diamond yer alıyor. Bu kadar güzel bir sentezler bütününü her zaman okuma şansına erişemiyor insan. Dünyaya bakış açısı çok anlamlandırılamayacak kadar karmaşık hislerle değişiyor insanın.
Evrim üzerine bilginiz varsa bilgilerin çok daha rahat oturacağı bir kitap. Kaynakları tutarlı bir şekilde sıralanmış, çok nadide bir eser. Toplumun her meslek grubundan üyelerinin okuması gereken başlıca kitaplardan birisi olduğu kanısındayım.
Okuyun, okunması için reklamını eksik etmeyin.
Etikle kalın!

Oğuz Beyiniz
610 syf.
·17 günde·Beğendi·9/10 puan
'Tüfek, Mikrop ve Çelik' başta isim olarak çok dikkatimi çeken, daha sonra araştırınca da okumaya karar verdiğim ve 'iyi ki' lerim arasına giren bir kitap.
Türkiye'yi çok seven eşi ile birlikte üç defa ziyaret etmiş, Ucla'da coğrafya profesöru olan yazar Jared Diamond; eşinin ve kendisinin ülkemize borcunun kişisel; diğer Amerikalıların ise, dilsel, kültürel, teknolojik ve politik olduğunu söylüyor. Kitabın 'Türkiye'ye özel önsöz' baskısındaki soruyla kitabın ana konusunu anlatıyor; "Nasıl oldu da Anadolu'da yaşayan çiftçiler dillerini modern dünyanın bu kadar büyük bir kısmına yayabildiler? Sadece dillerini değil, zamanla metal aletler, yazı, merkezi yönetim gibi medeniyetin elzem gereksinimlerini de yaydılar. Neden modern dünyanın Türkiye'ye bu kadar büyük bir borcu var?"
Yazar Yeni Gine'de kuşların evrimini incelediği sırada Yali isimli bir yerli ile tanışıp, Yali'nin yazara:" Neden siz beyazların bu kadar çok kargosu (insanların her türlü ihtiyacı) var, bunları Yeni Gine'ye neden getirdiniz ve biz siyahların kendi kargosu neden bu kadar az?" diye sorması üzerine Diamond 25 yıl yaptığı araştırmalar sonunda o soruya yanıt olarak bu kitabı yazmaya karar verir.
Tabii ki ben buraya böylesi derin araştırma ve engin bildiler ışığında yazılan bu kitabın detaylarını veya sorunun cevabını yazacak değilim. Ki bu kitabı aktarmak demektir. Benim yapabileceğim yazarın bu cümleleri ile sizlerin dikkatini kitaba çekmek. MÖ 15000 yıllarından başlayarak günümüze kadar gelen dönemde, insanlığın neden Avrasya'dan başlayarak medeniyete ulaştığını yazar bir çok farklı konudan bahsederek aydınlatmaya çalışıyor. Zeka, coğrafi farklılık, ırksal sorunlar, bedensel kuvvet ve daha nice insani koşulların; dünya ve insanı şekillendirişini ve şu anki boyuta ulaşma evrelerini akıl, mantık ve tarihsel gerçeklerle birleştirip okuruna sunuyor.
Kitap kalınlığı ve yazarın kalemi sizi korkutmasın. Gayet anlaşılır ve akıcı bir kitap. Yalnızca bazı yerlerde tekrara düşmüş o kadar. Ama emin olun çok faydalı ve şaşıracağınız bilgiler okuyacaksınız. Biz kitabı sevgili FatmaErarslan ile birlikte okuduk. Çok da keyif aldık, fikir alışverişinde bulunduk. Ve bazı zamanlarda birbirimize itici kuvvet olduk. Güzeldi...
Kitabı okumayı düşünen arkadaşlara şimdiden iyi okumalar.
664 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10 puan
Son dönemlerin sıkça konuşulan kitaplarından biri Tüfek, Mikrop ve Çelik. Peki nedir bu kitap ? İnsanlık tarihinin 13.000 yıllık tarihi. Yazarın Yeni Gine'de kendisine sorulan basit bir soru üzerine yaptığı otuz yıllık araştırmaların ürünü. Kitapta bizi neler bekliyor?? Çokça bilgi, bolca örnek, yazarın sorguladığı birçok soru ve cevapları aynı zamanda zihnimizde oluşan deli sorular ile internet araştırmaları :)

### Kitabın asıl konusu şu: Günümüz Dünyasında belirleyici rol oynayan süper güç halkları bu noktaya getiren şey nedir ? Neden Avrasya Kıtası keşfedilip sömürge haline getirilmedi de Amerika ve Avusturalya Kıtaları keşfedildi, sömürgeleştirildi, köleleştirildi, yerli halkları kıyıma uğratıldı ?? Bu kıtaların geri kalmasının sebepleri neydi ? Ten renkleri daha koyu olduğu için mi yoksa daha mı az zekiydiler?? Bu soruların cevaplarını bulmak için yazar bizi 13.000 yıl öncesine götürüyor. Son Buzul Çağı sonrası Dünya ısınmaya insanlar için yaşanabilir hâle gelmeye başlamıştır ve birçok bölgede insan grupları avcılık toplayıcılık ile yaşama tutunmaya çalışmaktadır. Tabi Avrasya kıtası daha şanslı bir coğrafyadadır zira bitki ve evcilleştirilebilir hayvan popülasyonu daha fazladır. Bitkilerin yaban ataları yüzyıllar içinde evrimleşirler ve evcilleşip yenilebilir hâle gelirler. Bitkileri yetiştirme ürün elde etme isteği hayvanların evcilleştirilmesini beraberinde getirir ve hayvanlarla etkileşim insanoğlunu mikroplarla tanıştırır. Kitapta Bitki evrimi, hayvan evrimi, mikrop evrimi bol örneklerle bölümler halinde ve sırasıyla neden-sonuç bağlantısı kurularak anlatılmış. İnsanoğlu mikroplarla olan mücadele sonrası tarlaları sürmek için çeliği işler ve sonrasında adım adım medeniyet kurulur yükselir Tüfek gelir tarih sahnesine. Bunun akabinde teknoloji boy gösterir ve keşifler başlar . Avrasya Kıtası halkları Amerika kıtasını keşfedince kendilerinden çok daha geri kalmış bir halk bulurlar buna karşın kendilerinde 3 önemli şeyde vardır : Tüfek, Mikrop ve Çelik... Peki Avrasya kıtasında işler gayet yolunda ilerledi de diğer kıta halkları neden aynı gelişimi sergileyemedi ? Yazar bu sorunun cevabını ve sebeplerini gayet tatmin edici şekilde bol örneklerle sunmuş bize...

### Bu kitabı okumak kolay mıydı zor muydu ? sorusu gelebilir merak edenlerin aklına şöyle söyleyeyim; normal okuma hızınız yarıya kadar düşebilir zira her satır bilgi dolu . Aynı zamanda aklınıza başka sorular gelebilir araştırma yoluna gidersiniz yani yazarın gayet rahat bir dili ve yalın anlatımı olsa da zihin yoran bir okuma bekliyor sizleri. Ama bu konulara ilginiz varsa tabi ki bu problem değil güzelce okur ve araştırırsınız .

### Kitapta en çok ilgimi çeken ve keyifle okuduğum kısım neydi ? Mikrop evriminin anlatıldığı bölüm benim için çok ilgi çekiciydi ve keyif alarak okudum. Aynı şekilde kitabın ilk baskılarında olmayan sonraki baskılarda eklenen Japonlar Kimdir? bölümü yine çok keyifliydi . Tabi kitabın kapak resmindeki sahnenin anlatıldığı bölüm yine beğendiğim bölümlerden biriydi. Okumayı tamamladıktan sonra dönüp okuma sürecime baktığımda altı bolca çizilmiş sayfalar ve araya sıkıştırılmış notlar var elimde.

" Koşullar değişir, geçmişteki üstünlük gelecekteki üstünlüğün güvencesi değildir." Yazarın bu güzel mesajıyla değerlendirmemi tamamlıyorum . Umarım bu kitap daha çok kişi tarafından okunur, sorgulanır ve tartışılır hâle gelir ki gelecekte bir şeyler olumlu anlamda değişsin . Okumayı düşünen tüm arkadaşlara keyifli okumalar diliyorum
662 syf.
·20 günde·8/10 puan
Lisans ikinci sınıfta aldığım şimdi ve o dönemde hayli pahalı olan bu kitabı, 3 defa okumaya başlayıp her defasında yarım bıraktım. Çünkü bana öylesine ağır ve sıkıcı geldi ki anlatamam. Tabi elde kitap kalmadı okunacak, almak istediğim kitaplarda da herhangi bir indirim ve kampanya olmayınca tekrar okumaya karar verdim. Bu defa daha azimliydim. Ve okudum bitti. Her neyse gelelim artık kitaba yeter bu kadar fasıl... :)

Kitabın ismindeki mana çok derin aslında. Tüfek, mikrop ve çelik. Neden insanlık için bu denli önemli? Bu sorunun cevabı, buna benzer birçok soruyu ve cevaplarını kitapta bulabiliyorsunuz. Bilgi edinmek ve genel kültür kasmak için oldukça sağlam bir kitap. #113117570
Mesela bu bilgi şaşırtıcı değil mi ?
Kitap için şöyle bir yorum okumuştum güzel ve yerinde bir tanımlama bence: Bu kitap balık yağı gibidir, yutması zor gelir ama beyine katkısı çoktur.

Kalın bir kitap olması sizi korkutmasın. (Bunu derken çok samimi değilim aslında beni de korkuttu. Oblomov bir, bu iki) İçeriği dolu dolu. Kitapta bulunan resimler okumanıza azıcık bir mola, eskiye gitmenize neden olacak türden ilginizi çekebilir. Yazarın senelerini verdiği bu eseri belgesel olarak da izleyebilirsiniz. (Belgeseli gerçekten çok güzel ve sürükleyici tavsiye edilir.) Uygarlığın oluşması, gelişmesi , aralarındaki fark, hastalıkların etkisi, farklı medeniyetler, coğrafya derken tarihin içinde kayboluyorsunuz. Tarihe ilgisi olanlar bayılacaktır. İnsanlık tarihini coğrafi şartlara büyük bir ağırlık vererek anlatmaktadır. Yazar, tamamen ispatlara ve mantığa dayandırdığı hipotezlerini ortaya koyarken herhangi bir yanlı düşünceden uzak durmaktadır. Kısaca, insanlığın kültürel evrim tarihini kapsamlı ve yeterince profesyonel bir bakışla anlatmış. Tarih, coğrafya, bilim ve antropoloji gibi konulara ilgisi olanlar için biçilmiş kaftan bu kitapta hepsi bir arada.
Keyifli okumalar... :)
610 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Neden Avrupa Amerika'yı keşfetti ama Amerika Avrupa'yı keşfedemedi....

Bu görünüşte basit ama çok detaylı konunun cevabı bu kitapta... Sonunda vahşi kapitalizme ulaşan bir insanlık romanı...
____
Hayatımda okuduğum en güzel kitaplardan biriydi. Binlerce yeni bilgi edindim. Bunun yanı sıra çok sağlam bir araştırmacının düşünmediğim onlarca konu hakkında ilginç yorumları....

Sizi meraklandırmak için sadece şunu paylaşıyorum:
Amerikayı neden Avrupalılar keşfetti de Çin veya diğer asya devletleri keşfetmedi? Bunun onlarca nedenli cevabı bu kitabın içinde.
Yakın çağlardaki en büyük nüfus hareketi, Avrupalıların Yeni Dünya'ya göçlerinden sonra Amerika'nın yerli (Kızılderili) topluluklarının çoğunun esir alınması, sayıca azalması ya da büsbütün ortadan kalkması sonucu meydana geldi.
Jared Diamond
Sayfa 71 - Tübitak Popüler Bilim Kitapları
Radyokarbon testi, hayatın her yerde bulunan bir yapıtaşı olan karbonun çok küçük bir parçasını oluşturan radyoaktif karbon 14'ün, çok yavaş bir şekilde bozunarak radyoaktif olmayan izotopu azot 14'e dönüşmesi esasına dayanır.
Jared Diamond
Sayfa 124 - Tübitak Popüler Bilim Kitapları
Yüksek rütbeli şeflerin karşısında basit halktan olanlar yere kapanmak zorundaydı. Şef soylarının hiçbir üyesi için ve bürokratlarla, bazı zanaat erbabı ustalar için yiyecek üretme zorunluluğu yoktu...
Jared Diamond
Sayfa 66 - Tübitak Popüler Bilim Kitapları
...çağdaş dünyadaki eşitsizliklerle ilgili sorumuzu şöyle sorabiliriz: insanlar neden farklı kıtalarda farklı hızda gelişti?

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Tüfek Mikrop ve Çelik (Ciltli)
Baskı tarihi:
Eylül 2018
Sayfa sayısı:
609
Format:
Ciltli
ISBN:
9786052994580
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Pegasus Yayınları
Baskılar:
Tüfek, Mikrop ve Çelik
Tüfek, Mikrop ve Çelik
Tüfek Mikrop ve Çelik (Ciltli)

Kitabı okuyanlar 3.966 okur

  • Büşra A
  • misguven
  • Emre Otacı
  • zehra büyükeryılmaz
  • Özden Ünal
  • Taha Furkan Torun
  • Pınar
  • Mustafa Şenel
  • Serdar Katar
  • Enes Ertaş

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%7.2 (112)
9
%5.3 (83)
8
%5.6 (87)
7
%2.1 (33)
6
%1 (15)
5
%0.3 (5)
4
%0.1 (2)
3
%0.3 (5)
2
%0.1 (1)
1
%0.1 (1)

Kitabın sıralamaları