CmlKitapsever

CmlKitapsever
@Cmlkitapsever
Öğrenci
Ortaokul
40 okur puanı
Haziran 2019 tarihinde katıldı
Bu bir ACI ÇEKME incelemesidir
8/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2019 329. kitabı
Acı = Üzüntü verici , dokunaklı Acı çekmek = Uzun süre üzüntü içinde bulunmak " İnsan ya acılarını unutmasını ya da mezarını kazmasını bilmelidir . " ( Balzac ) " Büyük acılar kadar bizi olgunlaştıran bir şey yoktur . " ( Alfred De Musset ) " Acı çekmemiş olmak en büyük acıdır . " ( Cicero ) " Acıların en büyüğü kendini suçlu hissetmektir . " ( Jane Austen ) " Bazı acılar ilaç yerine geçer . " ( Shakespeare ) " İnsan bir çıraktır . Acıda onun ustasıdır . Hiç kimse acı çekmedikçe kendisini tanıyamaz . " ( Alfred De Müddet ) Ne demek acı , ne demek acı çekmek . Nasıl bir şeyki bu duygu herkes bu duygu hakkında bir fikre sahip olabilir ? Nasıl olur da bir duygu kimini yıkıp geçerken , kimini de güçlendirir . Kiminin şifası olurken , kiminin derdi , kiminin kibri , kiminin de pişmanlığı olur . İçine iki üç kaşık pulbiber atılmış bir yemeği yedikten sonra dilimizde duyduğumuz keskin tat mıdır acı ? Peki ya parmağımız kesildiğinde canımızı yakan his midir acı ? Ya da birini üzdüğümüzde hissettiğimiz vicdan azabı mıdır ?
YabancıAlbert Camus · Can Yayınları · 2015137bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Aynı sevgiyi paylaşan insanlar yabancı değildir
8/10
·220 syf.··
2019 320. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 20 Eylül 2019 23:44
" Bu insanlar ... başka bedenlerde ki biz ! " diye fısıldadı Leslie . " Deniz uçaklarıyla uçmayı her zaman istemişler , biz bunu onlar için yaptık . Yunuslarla konuşmayı biz istedik , elektronik ulusları incelemeyi de istedik ... Onlar bizim yerimize yapıyorlar . Aynı sevgileri paylaşan insanlar yabancı değildir . Hiç karşılaşmamış olsalar bile . " Birileri bana " bu kitabı en iyi anlatan cümle neydi " diye sorsaydı muhtemelen cevabım bu cümle olurdu . Benim için iki yüz yirmi sayfalık bu kitabı özetleyen , en iyi anlatan ve tabiri caizse tam on ikiden vuran cümleydi yukarıdaki alıntı . Zira bu alıntı kesinlikle kitabın ve yazarın anlatmak istediğini her şeyi bir çırpıda anlatmayı başarmış ve net , kısa , öz bir şekilde yazarın duygularını ifade etmişti . Sadece bu alıntıya çok koca ve anlamlı manalar yüklenmişti ... Richard Bach bu kitabında Eşi Leslie Parrish ile ruhsal ya da daha doğrusu kurgusal bir yolculuk yapmıştı . Mekan ve zaman sınırlarının kalktığı bu düşsel yolculukta Richard Bach ile eşi bir kendi geçmişlerine , benliklerine iniyorlar , ve bazen de başka insanların hayatlarını mercek altına alıyorlardı . Kitaptaki her karakter benim için öyle sadeydi ki ... Gerek Pye , gerek Atkin ve gerek kitaptaki diğer karakterler daha öncede kullandığım gibi net, kısa ve özdü . Yani örnek verecek olursak herhangi bir ortamda yabancılık çeken bir kişi Richard Bach ' ın nazik ve kurgusal anlatımıyla , diyaloglarıyla , konuşmalarıyla bilgin ve tecrübeli bürünümüne kavuşuyor ve okuyucu bir kez daha Richar Bach ' a hayran oluyordu . Richard ile eşinin bu yolculuğunda yer yer hüzün , merak , sevgi kavramları benim için öne çıkıyordu . Kitabı okurken yazarın eşi Leslie Parrish ' i de araştırmıştır . Yazar eşinden sürekli " ruh ikizim " , " birbirimizi kaybettikten sonra
BirRichard Bach · Arkadaş Yayınları · 2005217 okunma
10/10
·163 syf.··
Beğendi
·
2019 31. kitabı
·
Gecenin bir yarısı bu incelemeyi yazıyorum ... Aklımı kaçırmış olmalıyım ... Ama olsun !!! Bir eser , bir yazar için aklımı kaçıracaksam bu Sabahattin Ali için olmalı ... Çünkü hak ediyor Çünkü yazarken hissettiriyor Çünkü kitabı okurken üzerime bir ağırlık , bir vefasızlık çöküyor Çünkü ... Çünkü bu yazar beni yeniden şekillendiriyor ... Bazen bazı yazarlar için keşke bu yazarlara ab - ı - hayat ( ölümsüzlük ) suyu içirebilseydik diyorum . İçirebilseydikte daha çok okusaydık onlardan , daha çok anlamaya çalışsak , daha çok hissetsek , bilsek , duysak böyle anlamlı yazarlardan, böyle kalemini bir değnekmiş gibi kullanan yazarlardan ... Mesela Virginia Woolf için , Stefan Zweig için , Marcel proust için , Reşat Nuri Güntekin için , Emily Bronte için , Dosteyevki için , Tolstoy için ve okusam da okumasam da daha nice nice yazar için ... Ama sonra diyorum ki içimden kendime kızgın bir şekilde : " Zaten bu yazarlar , bu kitaplar ölümsüz değil mi ? " Evet ölümsüzler , gerçekten ölümsüzler , çünkü hala insanlar onlardan bahsediyor , çünkü hala onları okuyoruz , çünkü hala onlar adına bir sürü kitap , makale ve daha saymakla bitmeyecek deneme yazılıyor , çünkü hala o yazarların birkaç yüzyıl önce yazılan eserleri " ne kadar da güzel bir kitaptı . Keşke hiç bekletmeseydim . " dedirtiyor ve çünkü hala bu yazarlar okuyucu kendine hayran bırakıyor ... Okuyunca insana normal geliyor ama düşününce ... Düşününce bambaşka bir hal alıyor ortalığı ... Tam bilmem kaç yıl önce yazılan bir eser günümüze aynı haliyle ulaşıyor ve günümüzde bu eser hakkında tartışmalar yapılıyor ... İşte bu yazarlar, işte bu eserler ölümsüz değil de ne !!! Sabahattin Ali ' de benim için öyle bir yazar . Tek kelimeyle gerçekten" yaşayan " ölümsüz ve bu düşüncede tek başıma değilim diye
Kürk Mantolu MadonnaSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2025375,8bin okunma
10/10
·288 syf.··
Beğendi
·
2019 156. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 13 Temmuz 2019 23:33
Bu incelemeyi ilk sıralarda gözüksün , beğeniler alsın diye yapmıyorum .... Bu incelemeyi yapıyorsam bunun tek sebebi sizin okuyabilmeniz içindir . Hissettiklerimi hissetmemiz , benimde yaşadığım sevinci , huzuru yaşamanız , bize anlatılan ve belki de yaptığımız şeyleri size sorgulamak içindir . Bu incelemeyi kimin okuyacağını bilmiyorum , hanginizin ne hissedeceğini , bundan sonra ne yapacağınızıda bilmiyorum . Tek bildiğim çevrenizde hayvanlara eziyet ediliyorsa buna sessiz kalmamanız içindir .... 3 gün önce evimizin havlusunda bir tane kedi 2 tane böyle tatlı mı tatlı yavru doğurdu ... O kadar tatlılar ki ... Böyle elinize alıp sevmek , okşamak geliyor içinizden . Küçücükler , yardıma muhtaçlar , ama en önemlisi onlarda bizim gibi yaşama hakları olan birer canlılar ... Kedi doğurduktan sonra birkaç gün gelip yavrularını besledi ... Sonra bir daha gelmedi , yani anlayacağınız o yavrular elimize kaldı ... Yavrulardan bir tanesi öyle siyah beyaz , ama vücuduna daha çok beyaz renk hakim . Yeşil gözlü . Annesi gelmedikten sonra ona ne yapacağımızı bilmiyorduk . Bizde işte elimizden geldikçe beslemeye çalıştık ... Diğeriyse kapkara , simsiyah . Evimizin havlusunda hani kedilerin olduğu yerde çuvallar var .. İşte o siyah kedi o çuvalların arasına girmişti . Gözükmüyor sadece miyavlama sesi geliyor . 2 gün boyunca ne anneleri geldi ne de biz o siyah kediyi çuvalların arasından çıkarabildik . Yani iki gün boyunca o simsiyah kedi aç kaldı ama hala miyavlama sesi geliyor . Diğer kedi yani o siyah beyaz kedi ise küçücük böyle ona işte elimizden geldiğince bir şeyler vermeye çalışıyoruz . Çünkü anneleri sanırım artık hiç gelmeyecek . İşte bu sabah o yine havluyla gidip , beyaz renkli kediye yemek verdim . Kediyi vücut ısısı düşmesin diye bir naylonun üzerine koymuştum .
Son Kara KediEugene Trivizas · Altın Kitaplar · 2006318 okunma
10/10
·544 syf.··
2019 118. kitabı
Stefan Zweig ' in 10 tane seçme eserinin toplandığı bir kitap seçme eserler .... Yani çok uzun bir zaman olmuştu Sabahattin Ali gibi cümleleri hissederek yazan ve tek bir darbesiyle sizi yere yıkan bir yazar okumayalı . Zaten belki de o yüzden hem Stefan Zweig hem de Sabahattin Ali hissettiriyor size cümleleri . Sayfa sayfa paragraflar o yüzden kısacık geliyor bize . Çünkü kendmizi buluyoruz o satırlarda ... Yani ben kesinlikle bir kitabı beğenip beğenmeyişimizin o zaman ki ruh haliyle alakalı olduğunu düşünüyorum .. Bu yüzden daha önce okuduğumuz bir kitabı yıllar sonra okuduğumuzda " Nasıl olurda ben bu kitabı dah önce okuyupta beğenmedim " ya da " okuyupta beğendiğim kitap bu muymuş " diyoruz .... Ama Stefan Zweig okumak .... Çok farklı .... Öyle bir anlatıyor ki yazar , sanki üzgün olsanız ve tam o anda Stefan Zweig ' i okuyorsanız ; " Bu yazar beni anlıyor " ya da " Ben de bu sokaklarda geçtim , ben de yürüdüm bu sokaklarda ve ben de hissettim bu duyguyu " diyebiliyorsunuz ... Kitapta yazarın on ayrı eserini hani böyle akıcı bir romanmış gibi okuyamuyorsunuz ... Her bir öyküyü aradan zaman geçtikten sonra okumalısınız bence ... Yoksa gerçekten bir şey anlamayacak , hissetmeyecek ve her ne kadar insanlara beğendim desenizde bence içten içe beğenmiyeceksiniz .... Çünkü anlayamıyor ve hissedemiyorsunuz .. Zaten Stefan Zweig okuduktan sonra içinizde diğer kitaplarını okumak , o satırları yine hissetmek ve anlamak istemek gibi bir his oluşuyor ... İşte bu yüzden elinizin altında 10 eserinin birden bulunduğu bir kitabı bulundurmak çok çok mantıklı ...
Stefan Zweig - Seçme Eserleri 1Stefan Zweig · Yakamoz Yayınları · 20181,147 okunma