Serçekuş, çoğu havada geçen bir ömrün bir sabahında daha uyandı.
Ama her sabahki gibi sorunları var:
Uyku, kanatlarının altına gizleniyor ve onu tekrar uyutmak istiyor. Sıcak, hoş bir rehavet bu. Uyuyuvermek çok çekici. Kim kolay kolay karşı koyabilir buna. Dizlerini kırmak ve tekrardan kanatlarının birinin üzerine yatmak bir saniyelik bir iş. Uykuya dalmak ise ondan daha kısa sürebilir.
Uyku Serçekuş'un içinde bir kedi gibi mırlıyor. Bu sese karşı koymak imkansız. Ama uykuya dalmak veya dalmamak, işte bu bir hesap işi. Bir terazi işi. Bir tartma işi:
Yeniden uyumak ve güneşin sonrasına kalmak kolay. Ancak bunu terazinin bir kefesine koyunca, diğeri boş kalıp havaya kalkıyor. Serçekuş bu sebeple direniyor. Uyumak kolay ve hoş ama güneşin sonrasına kalmak acı.