"Her zaman aynı şey oluyor: önemli açıklamalara niyet ediliyor, söylenecekler zihinlerde tasarlanıyor ve sonra, onların yanındayken hiçbir şey söylenmiyor ya da hiçe yakın bir şeyler dile getiriliyor. Ve sonra yola çıkıp da tekrar düşünüldüğünde hiçbir şey söylenmeksizin önemli açıklamalar yapıldığı fark ediliyor..." (s.56)
Merve özcan'ı kitaplarının isimleri yüzünden maalesef ciddiye alamazdım şu eleştiri dilim ahh biberler sürülesice kıza karşı nahoş şeyler oluşturmuştu. Özellikle ergen genç kızlar için podcastleri ne kadar da hoşmuş. Önceden eleştiri dilimi yönelttiğim kişinin öğrencilerime önerebildiğim biri olması.. Şimdi de diyorum ki keşke yakın arkadaşım olsa. Bazen bazı şeyleri basit bulup üstten bakmayı, belli kalıplara sokmayı, dünyası sığ veya geniş geleni uzlaştırmayı, eleştirmeyi ne kadar da seviyoruz. oysa bir o kadar değişmekte de ferahlık var. Düşüncelerimin değişmesini seviyorum, değişmeyi seviyorum, sakinleşmeyi, durulmayı seviyorum. Belki bir gün değiştirmeyi de sevebilirim.
"Gözlerini Haramdan Sakın" serisini dijital platformda okumuştum. Sonra basıldı bir de basılı halini okudum o derece bir bağlılık 😂 Ve bizim bir GHS whatsapp grubumuz vardı. Bölüm yüklendiğinde sabahlara kadar muhabbet dönen ve çokça eğlendiğimiz bir gruptu 😅❤️
Çok güzel arkadaşlıklar kurmuştum ve hâlâ sosyal medyadan takipleşiyorum o güzel insanlarla 🙃
Sözün özü ben o zamanları çok özledim :) Bir kitap etrafında toplanan aynı zamanda samimiyetiyle kalplere dokunan insanları da özledim. O zamanlar güzelmiş yıllar geçtikçe anladım.