dünyada ve bilhassa ülkemize solun kendi ayağına sıktığı en büyük kurşun Karl Marks'ın "Din toplumların afyondur" sözünün yine sol tarafından bağlamından kopuk olarak algılanışıdır. Çünkü Karl Marks bu sözü aslında laikliği dine karşı yorumlayan hocası Bruno Bauer'e karşı dinin olumlu işlevini tasdik anlamında kullanır. Hegel'in Hukuk Felsefesinin Eleştirisi adlı çalışmasında bu sözü şöyle kullanır Marks: "Din ezilen insanın içli hüznünü, kalpsiz bir dünyanın sıcaklığını, ruhun dışlandığı toplumsal koşulların tinini oluşturur. Din, halkın afyonudur." Kendisi de Yahudiliğe mensup olan Marks bu sözü dinin baskı, zulüm, yoksunluk ve sömürüye karşı teskin edici gücüne atıf maksadıyla yapar. Ancak komünist ve sosyalist ideoloji mensuplarının bu konudaki yaklaşım ve uygulamaları genellikle bu sözün kastettiği manayı "dinin uyuşturucu" işlevi gördüğü şeklinde olmuştur ki bu da dünya genelinde tüm dinlerden dindarların bu ideolojilere mesafeli ya da karşı durmalarına yol açmıştır.