MESAFELİ
Orhan Veli'ye
Nerden geliyor acep
Bu benim garip garipliğim?
Evden uzaklaştıkça değil
Ne de uzağında evin
Eve yakınlaştık yakınlaştıkça
Artıyor eve hasretim
ORHAN VELİ'NİN KULAĞIYLA
Kuzguncuğun orda Fethipaşa korusunda
İstanbulu dinliyorum gözlerim kapalı...
Taa Eminönünden, Yeni Caminin dibine dibine
O ihtiyar, o ayyaş Karaköy Köprüsü yerine Kurulacak asri, ama üzümsüz o asma oto-köprü için
Demir Kazıklar çakan şahmerdanın gürültüsü geliyor
Güm! Güm! Güm!
İstanbulu özlüyorum
Gözlerim kapalı...
ÇALINDI
Kapı çalındı
Açmaya davranayım derken
Uyandım ki
Çamların altında yatmıyor muymuşum
Sırtüstü,
Hücum etti gözlerime
Göğün mavisi
Hoş
Böyle de
Kapıyı açtım sayılır
Diğ mi
Aynı kapıya çıkmasa bile
REZİSTANS
Gözlüklerimi yitirdim
Âma oldum bikez daha
Çüküm ezildi havanda
İflâhım kesildi...
Şaşılacak şey
Yaşıyorum hâlâ
Bu helâda!..
Amma dayanıklıymışım
Bir ama!..
Ne biçim gülmüş
Bu tahammül!..
Mal mülk düşkünleri rahat yüzü görmezler,
Bin bir derde düşer, canlarından bezerler.
Öyleyken, ne tuhaftır, yine de övünür,
Onlar gibi olmayana adam demezler.