"Ey akşamlar boyunca mutlulukla aşkımı söyleyerek üzerinden geçtiğim küçük yok / eğer bir gün o buradan yine geçecek olursa / sakın ona gözyaşlarımın yollarını suladığını söyleme / O alıp başına gittiğinden beri bir daha hiç dönmedi / Bende onun adımlarını takip edeceğim ey küçük yol, hoşçakal".
İtiraf edeyim benim de korkularım yüzeye çıkıyor bazı zamanlarda; en çok gelgitlerden korktum; gelenlerin sormadan gideceğinden, giderken götüreceklerinden. Kuma yapışıp kalmış deniz yıldızının başka sahili kucaklamak istemediğini kim söyleyebilir ki?
İstanbul'da, Rumeli Hisarı karşında hayretler içinde kalmış, "Tablolara atılan ressam imzaları gördüm de şehre atılan imzayı ilk kez görüyorum" diye not düşmüşsün günlüğüne.