Her mesleğin şarlatanı vardır. Onu, yığınla en kolay temasa getiren vasıtaların muhiti içinde sık sık görürsünüz, hemen bütün kongrelere koşar, bütün toplantılarda bulunur, bütün gazetelerle dost olur, matbuata iki günde bir beyanat ve fotoğraf verir, müthiş iddiacı ve yeni tez, yeni keşif ve yeni icat propagandacısıdır. Mesleğin hiçbir temsil selahiyetini haiz olmadığı halde bütün meslekdaşları namına konuşur, sık sık eser neşreder sonunda ve bazan formalık bir risalenin sonunda bir forma bibliyografya koyar, ilim adamı geçiniyorsa mensup olduğu şubenin edebiyatını en çok yapan odur. Edebiyatçı geçiniyorsa kitapçıya gazetelerde ismini büyük puntolarla ilân ettirir. Tiyatrocu ise afişlerin başına kendi ismini kendi eliyle yazar...
Mısraın şekline özünden, jeste fikirden ziyade itina eder. Bütün muvaffakiyetlerinin insan gözüyle alâkası olduğunu keşfetmiştir. Göze çarpmak, göze girmek, göz oyalamak, göz kamaştırmak, göz boyamak ve bunun için de açıkgöz olmak...
Aykırının ve acaibin uyandıracağı ilk hayret anındaki şuur kıtlığını istismar umumi dikkatin uyukladığı ve şahsiyetlerin yığın disiplini altında uyuştuğu kalabalıklar içinde manyetizmacı rolünü yapar. Umumi dalgınlık anlarını sezmekteki dikkat çevikliği sayesinde rızaları ve muvafakatları aşırarak taraftar bulur, sihir ve kerametin muvakkat zaferini yığının uykusuna borçluyuz....
Şarlatanı öldürmek için iki yaman silah: İstihza ve lâkaydidir. İkincisine hepimiz muktedir olduğumuz halde en az kullandığımız silah budur. Çünkü şarlatanın ilk hüneri alâkamızı avlamaktır....
Gerçekten Nazım'ın birçok şiirlerinde bu ufak tefek farklar vardır. Bunun bir sebebi, birçok şiirlerinin el altından, fısıltı gazetesinin gizli baskısıyla yayılmış olması olabilir. Bir diğer sebebi de bu şiirlerin birazcık eli kalem tutan kimselerin değişiklikler yapması halinde bile bütünü bozulmayacak kadar yavan şeyler olmalarıdır. Hiç Yahya Kemal'in, Necip Fazıl'ın, Ahmet Muhip'in şiirlerinin bir tek kelimesi değiştirilebilir mi?
Peyami Safa da bunun için Nazım'ın şiirleri konusunda "Taklitleri asıllarından güzel" diye nefis bir teşhis kondurmuştu.
Bir komünist münevveri, bir komünist filozofu, bir komünist alimi geçinmek istiyor musunuz? Kırk elli cümle ezberleyiniz ve yerine göre bunları şişiriniz elverir.
Mesela ahlaka dair şu cümle "Ahlak, sınıf menfaatlerinin bir neticesidir. Her şeyi sınıf içindir, proleterya ahlakının başka esası yoktur. İyi, sınıfın zaferini temin eden her şeydir, fena, onu mağlubiyete götüren her şeydir."
San'ata dair şu cümle:
"Sınıf mücadelesi her yerde olduğu gibi sanata da girecektir. Sınıflı bir cemiyette bitaraf bir san'at ve edebiyat olamaz. San'at ve edebiyat işçi sınıfının silahıdır."
Kadına dair şu cümle:
"Burjuva cemiyetinde kadın esirdir. Proleterya ihtilall kazanmadıkça o, bu esaretten kurtulamaz."
Sınıfa dair şu cümle:
"Bütün meseleler, sınıflar arasındaki tezatlardan doğar, her mes'elenin halli, o tezatların tasfiyesine bağlıdır."
Böyle birkaç düstur daha belleyince metafizik, felsefe, tarih, iktisat, hukuk, san'at ilahiri... hakkında muayyen fikirlerin sahibi bir komünist münevveri geçinmeniz mümkündür.