Nazım Hikmet'in lisanı zannedildiği kadar da saf Türkçe değildir. Ve o. Osmanlı lisan an'anesini devam ettirmektedir ve bu an'aneyi devam ettirdiği eserlerinde daha muvaffak ve parlaktır.
Maiakovsky. Nazım'ın taklit ettiği bir komünist şairdir. Troçki bu şair için aynen şöyle söylüyor. "Maiakovsky ihtilalin hislerini paylaştığı iddiasındadır, fakat ihtilâlin fikirlerini anlamamıştır. O ve arkadaşları gök gürültüsünden daha fazla gürlemek gayretindedirler, hançerelerini yırtmayı göze alarak cayırtı koparıyorlar, ihtilalle lâubali oluyorlar. Zannediyorlar ki, hakiki ihtilalci görünmek için kaba olmak şarttır."
Ben komünistim diyen bir adamın komünist olduğunu söylemek jurnal değildir. Jurnal, gizli bir şeyi, mesela beyanname basan bir matbaayı haber vererek yapılır. Yahut da herkesin dikkat etmediği bir nokta üzerine hükümetin alakası celbedilir.
Hakikat şudur ki, bir zamanlar bolşevik Rusya'da komünist olmayan herkese mütereddi burjuva, pis burjuva diye hücum etmek âdet olmuştu. Burjuva kelimesi, hakaret yerine kullanılıyordu. Her hünerini başkasından alan Nazım da, hususi sohbetlerinde biraz kızdı mı, (Mütereddi burjuva) der çıkardı. Başka sözü yoktu. Farkında değil ki, bolşevik Rusya'da bile bu tarz hücum, artık ayıp sayılıyor. Sovyet ihtilâlinin burjuva medeniyetine neler borçlu olduğunu ve mütereddi burjuva ithamının manâsızlığını anlatmak için orada inkılâp şefleri tarafından kitaplar yazılmıştır.
Buna rağmen
Birçokları, Nazım'ın kabiliyetini inkar ederler. Bunlara göre Nazım'ın sesi, aşağı cinsten bir demagojinin bayram davulu, dünbelek ve zurna sesi halinde, kaba bir heyecanla ve iptidai bir teklifle, kuru kalabalıklar arasında kopardığı gürültüden ve cayırtıdan ibarettir. Hatta komünist gençler ve halk arasında bile onun, müşterek davayı kendi hırsı lehine istismar eden fena bir çığırtkan olduğunu söyleyenlere tesadüf ettim.
Sayfa 145 - Hafta Dergisi - Peyami Safa'nın Biraz Aydınlık -2 yazısı·Kitabı okudu