On dört yaşıma geldiğim zaman tabiat benim vücuduma da o azgın hissi musallat etti, yani buluğ oldum. O dakikadan evvel çiçekler kadar ince ve nazik bildiğim kadınlara; aç karnına bir ızgara üzerinde kızaran köftelere bakar gibi bakmaya başladım.
Bir sinir hastası doktoruna şunları söylüyorum: "İnsan düşünse kendisinden nefret eder. Ben bu fikre çok kapıldım. Bence insan hayvanların en sefilidir. Çünkü zevk ve zekâ gibi iki manevi kuvvetin sahibi olduğu hâlde öteki hayvanlar kadar pis ve adi olmaktan kendini kurtaramaz. Göre göre, bile bile bu adiliğe tahammül eder.
Size de tavsiye ederim. Asla hülya perver olmayınız, hayatı olduğu gibi görünüz, az ümit edip çok elde ediniz, her şeye kendi yerini, herkese kendi kıymetini veriniz
Mehtap olmasaydı dünyadaki aşkların adedi belki yüz defa azalmış olurdu. Hiç şüphe yok: Mehtap aşkın annesidir. Bu cazibeli aşüfte, bir lahzacık içinde, ruhumuzla çiftleşerek orada aşk denilen o mahut çingene yavrusunu doğurur.