Joseph Joseph

Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Savaşın temel işlevi yok etmektir ama yok edilecek şeylerin insanların hayatı olması gerekmez, insan emeğinin ürünleri yok edilmelidir. Savaş, kitlelerin fazlaca rahata erdirilmesine, sonuçta da uzun vadede fazlaca zekileşmesine yarayacak malzemeleri yok etmenin, stratosfere savurmanın, ya da denizlerin dibine göndermenin bir yoludur. Savaş silahları gerçek anlamda imha edilmediği zamanlarda bile, tüketilebilecek bir şeyler üretmeksizin emek gücünü kullanmanın en iyi yolu silah üretmektir. Yüzen Kale'nin içinde, örneğin, yüzlerce kargo gemisi inşa etmekte kullanılabilecek emek gücü gizlidir. En sonunda da o Kale, hiç kimseye herhangi maddi bir yarar sağlamadan, artık köhnediği için ıskartaya çıkarılır, yine çok sayıda proleterin gücü kullanılarak yeni bir Yüzen Kale inşa edilir. İlke olarak savaş planları yapılırken, halkın gereksinimlerini karşıladıktan sonra artan fazlalığın nasıl harcanıp tüketileceğinin planlanması gerekir.
Sayfa 236 - Emmanuel Goldstein·Kitabı okudu
Savaş Politika
Tüketim malı üretimini kısarak kitleleri yoksul bırakmak da çıkar yol değildi. Bu iş büyük oranda kabaca 1920 ile 40 yılları arasında, kapitalizmin son aşamasında denenmişti. Pek çok ülkenin ekonomisinin durgunluğa sürüklenmesine izin verildi, topraklar işlenmedi, sermaye artırımına gidilmedi, büyük halk yığınları çalışma olanağından yoksun bırakıldı, Devlet yardımıyla yarı yarıya ayakta kaldılar. Ama bu da askeri bakımdan zayıflık yaratıyordu, ayrıca bunun yarattığı yoklukların gereksiz olduğu apaçık ortadayken, muhalefet gereğinin ortaya çıkmasına yol açıyordu. Sorun, bir yandan sanayinin çarklarının dönmesini sağlamak, bir yandan da dünyanın gerçek zenginliğini arttırmamaktı. Tüketim malları üretilmeli ama dağıtılmamalıydı. Bunu başarmanın tek yolu sürekli savaş çıkarmaktan geçiyordu.
Sayfa 235 - Emmanuel Goldstein·Kitabı okudu
Savaş-Kapitalizm
Uzun vadede, hiyerarşik, yani sıradüzenli bir toplumun yoksulluk ve cehalet temeline dayanması gerekiyordu. Bazı düşünürlerin yirminci yüzyılın başında hayal ettikleri gibi geçmişin tarım toplumuna dönmek, gerçekçi bir çözüm değildi. Neredeyse bütün dünyada yarı içgüdüsel bir hale gelmiş olan makineleşme eğilimine aykırıydı bu, üstelik makineleşmede geri kalan bir ülke, askeri güç bakımından da zayıf kalıyor, daha ileri rakiplerinin doğrudan ya da dolaylı biçimde sömürgesi haline gelmekten kurtulamıyordu.
Sayfa 235 - Emmanuel Goldstein·Kitabı okudu
Toplumsal Sorunlar