Şen Ay

Şen Ay
@Coffeetime
Emekli Beden Eğitimi Öğretmeni
Yüksek Lisans
30 Ocak 1973
2239 okur puanı
Eylül 2015 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
10/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2020 40. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 29 Ekim 2020 01:52
İlk okuduğum Irvin D. Yalom kitabı, biraz tereddütlü başladım kitaba ( sıkıcı olabilir düşüncesiyle) ama elimden bırakamadım. Kendimize ya da bir yakınımızın başına gelmedikçe uzak kaldığımız ve düşünmeyi hiç istemediğimiz hastalıklar, kayıplar... Hepimiz bir gün bu dünyadan gideceğimizi biliyoruz ama iyileşemeyeceğini bildiğin bir hastalık süresince ölümü daha yakın hissetmek... Velhasıl etkileyici bir kitaptı... Son olarak beni Yalom’la tanıştıran @ruhadam35 kardeşim, tavsiyen için teşekkür ederim. Keyifli okumalar....
Günübirlik HayatlarIrvin D. Yalom · Pegasus Yayınları · 201616,2bin okunma
Reklam
Puan vermedi·514 syf.··
Beğendi
·
2020 30. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 26 Ağustos 2020 16:45
Merhabalar.. Uzun zamandır inceleme yazmamıştım, aslında çok da inceleme sayılmaz yazacaklarım. Daha çok kitapla ilgili düşüncelerim... Kitap; söyleşi tarzında yazılmış, hiç sıkılmadan okunuyor. Sevgili Seyfi Dursunoğlu’nun hayatı, nam-ı diğer Huysuz Virjin. Eskiden beri sevdiğim, saygı duyduğum bir İstanbul Beyefendisi Seyfi Bey... Yakın zamanda kendisini kaybettik(17 Temmuz) Kitabı 15 günde, tadını çıkara çıkara, her sayfasını keyifle okudum. Bazen üzüldüm, çokça güldüm.. Söyleşi Seyfi Bey ile yapılmış olsa da arada Huysuz Virjin de vardı nüktedan haliyle:))) Çocukluğu, ailesi, okul yılları, memuriyet hayatı, tavernalar, gazinolar, sanat camiası, sevdikleri, sevmedikleri, kırdıkları, kırıldıkları, kuralları...her soruyu samimiyetle cevaplandırıyor kitapta.Özellikle birlikte sahne aldığı sanatçılarla ilgili tesbitleri çok keyifliydi. “Size her şeyi söyledim!” demeyeceğim. Benimle birlikte öbür tarafa gitmesi gereken bazı olayları size intikal ettirmedim. Takdir edersiniz ki, herkesin her şeyini herkes bilmemeli. İnsanın kendisine ait bazı özellikleri kendisinde kalmalı ve beraber gitmeli.(s.450) Ben çok beğendim, okumak isterseniz tavsiye ederim...
Katina'nın Elinde MakasıKorhan Atay · Alfa Basım Yayım Dağıtım · 200447 okunma
9/10
·196 syf.··
Beğendi
·
2019 48. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 10 Ekim 2019 09:05
Merhabalar:)) 1k’da tanıdığım Sevgili yazarımız Sercan Leylek tarafından kaleme alınmış Duvar ve Adam.. Öncelikle; Sonsöz kısmında yazarın, kitabın yazım aşamalarını anlatması, kitap nasıl başladı, nasıl bitti ve başka nasıl bitebilirdi gibi bize bilgiler vermesi çok güzeldi... Nazilerin Yahudi Soykırımını hep düşünmüşümdür. Neden Dünya tarihinde böyle utanç verici bir olaya imza atarak yeraldılar? Bu konuya değinmeden geçmek istemiyorum. Almanların 1933-1945 yılları arasındaki ırk politikalarına göre; Ari ırkı diğer ırkların etkisinden kurtarmak için, kendilerinden olmayan ırkları aşağı görerek sindirmeye ve baskı altına almaya çalışmışlardır ve daha da ileri giderek imha aşamasına geçmişlerdir. Yine ırk politikalarına göre; Irsi rahatsızlıkları bulunan kişileri kısırlaştıran Naziler, zihinsel ve fiziksel engeli olan kişileri de ötenazi yoluyla hayatlarına son vermişlerdir. Yani kendi insanlarına bile acımamışlardır... Duvar ve Adam kitabına gelirsek; 1942 de Oslo’da Nazi zulmünden kaçan Anna Sophie adında yahudi bir kızın, sokaktaki bir duvar tarafından hayatının kurtarılması ya da 75 yıl boyunca hapsedilmesi... Yıl olmuş 2017... Kahramanımız Yakamoz Öztürk, Oslo’da yaşatan bir göçmen ve psikolojik tedavi gördüğü için hastalık izninde. Yakamoz’un her gün önünden geçtiği duvardan bir ses duymasıyla tuhaf olaylar başlıyor ve Anna Sophie’yle tanışıyor... Merak edenler için devamı kitap da :)) Masal tadında bir kitaptı benim için ve keyifle okudum. Siz de okuyun derim...
Duvar ve AdamSercan Leylek · Bilgi Yayınevi · 2019102 okunma
10/10
·382 syf.··
Beğendi
·
2019 28. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 05 Temmuz 2019 00:44
Merhabalar :)) Korku-gerilim filmlerini izleyemeyen biri olaraktan, bu gerilim kitaplarına tutkum nasıl oluyor hala anlamış değilim. Şimdi bir de King kitaplarına sarmış durumdayım, Allah sonumu hayır etsin :)) Bay Mercedes ve Kim Bulduysa Onundur kitaplarından sonra King okumaya biraz ara vermeyi düşünürken #46898092 etkinliğine rastladım ve bir de baktım Sadist elimde... Kitap; bir yazarın ıssız bir yerde kaza geçirmesi ve Onu bulan Annie Wikles’in yazarı dağ başındaki evine götürmesiyle başlıyor. Psikolojik olarak normal olmayan eski hemşire Annie, Poul Sheldon’ın sadık bir okuyucusudur ve yazarın yazdığı Misery romanından dolayı da yazara kızgındır. Çünkü Poul, romanındaki ana karakteri öldürerek seriyi bitirmiştir. Şimdi Annie yazardan seriyi devam ettirerek Misery’yi tekrar hayata döndürmesini istemektedir. Kurgu mükemmeldi, olaylar iki kişi arasında ve mekan olarak da bir evde geçiyor. Sık sık gerilimin zirvesine çıkarıyor King okuyucuyu... İnsanlar bir kitaptan, bir filmden, bir diziden nasıl bu kadar etkilenebiliyorlar? ve nasıl hayali karakterleri gerçekmiş gibi düşünebiliyorlar? King bu durumu “Sanatın etkisi” olarak tanımlıyor. Kitapta bu durumla ilgili yani hayali karakterleri gerçekten varmış gibi hareket eden insanlardan örnekler de veriyor. Şu an da çok alakasız olacak ama yazmazsam içimde kalacak :)))) Bizden de bir örnek vermek gerekirse aklıma ilk gelen Kurtlar Vadisi dizisindeki Süleyman Çakır karakteri. Dizide karakter öldükten sonra gıyabında cenaze namazı kılan ve ölüm yıldönümünde hala anan insanlar var :)) Gerim gerim gerilmek isteyenler!!! Okuyun!! Pişman olmayacaksınız :))
SadistStephen King · Altın Kitaplar · 20195,7bin okunma
Puan vermedi·324 syf.··
2019 26. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2019 18:18
Saramago’nun Körlük kitabının devamı diye okumaya başladığım Görmek... Bilinmeyen bir ülkede yapılan belediye seçimlerde halkın boş oy kullanması sonucu, tüm halk terörist ilan edilir. Hükümet bu yapılanı hoş karşılamayarak başkenti başka bir yere taşır. Bu taşınma işini gizlice yaparken tüm yönetim birimlerini de yanında götürür. Kentte hiç bir bakanlık, bakan, milletvekili, polis, v.b kalmaz. Hak ve hukukun olmadığı bir ortamda, halk tek başına bırakılır. Hükümet; boş oy kullanımının nedenlerini araştırmak yerine, sorumluluğu üstüne atacakları bir kurban arayışına girer... Yazarın yazım tarzı beni bi hayli zorladı desem yeridir :)) Diyaloglar, nesir şeklinde yazıldığı için dikkatli okumak gerekiyor, kim ne dedi kaçırabiliyor insan... Ayrıca yazar, çok uzun cümleler kuruyor ki, bu da cümlenin sonu geldiğinde başını unutmama ve tekrar okumama neden oldu çoğu zaman :)) Körlük kitabı da aynı tarzda yazılmasına rağmen daha sıkılmadan okudum, fakat bu kitap beni daraltı. Yarıda bırakmayı bile düşündüm ama inat ettim bitirdim şükür... 324 sayfalık kitapta, Körlük’deki karakterler ancak kitabın yarısından sonra olaya dahil oldular. Benim için hayalkırıklığı olan bir kitap olmasına rağmen ders çıkarılacak kısımlar da vardı... Okuyacak olanlara keyifli okumalar dilerim...
GörmekJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınları · 202222,8bin okunma
Reklam