sen düşürüp başını omzuma: "biz gitmyelim!
hiçbir yere gitmeyelim artık
biz his ile körebe oynayan iki kör âşık,
iki gözlerimiz hep bağlı, bağlı yaşadığımız her karanlık
elden ele dolaşan esrarlı sigara gibiydi yalnızlığımız
biz tükenişimizi
bir zeytin tanesini bölüşürcesine paylaştık!
biz gitmeyelim!
hiçbir yere gitmeyelim artık!"
Ben hizmet sektöründeydim. Lağım kapaklı bir sektörde! Hizmet sektörünün kanalizasyonunda. İçinden insan geçen bir lağımın tıkanmamasından ve temizliğinden sorumluydum.