Yoksulluk ortamında sosyal dayanışma daha da büyük bir önem kazandığı için gerekli görülmüşlerdi. Hem sosyal dayanışmaya verilen önem hem de bu doğrultuda devlete düşen sorumlulukların bilinci, İkinci Dünya Savaşı'nı izleyen dönemde Avrupa'yı tanımlayan özelliklerden biri olarak varlığını sürdürdü.
Sosyal hizmetlerin genişlemesi, özellikle bir gelir eşitleme aracı değildir. Böyle olabilir de, olmayabilir de... Burada önemli olan, medeni hayatın somut dayanaklarının genel olarak genişlemesi, riskin ve güvensizliğin genel olarak hafifletilmesi, her seviyede -sağlıklı ile hasta, çalışan ile işsiz, yaşlı ile genç, bekâr ile aile babası arasındaki eşitsizliklerin azaltılmasıdır. Burada, sınıflar arasında değil, tek bir sınıfmış gibi muamele edilen nüfus içindeki bireyler arasında bir eşitleme söz konusudur. Statü eşitliği gelir eşitliğinden daha önemlidir.'