Başarılı olmak isteyen bir insan veya yönetici, güzel konuşmasının yanında anlatmak istediklerini kısa ve özlü yazılar, mektuplar halinde basına ya da özel adreslere yollarsa, hem insanlar hatırlanmanın, hem de yönetici anlaşılmanın ve sevilmenin sayılmanın sevincini yaşar.
Ölmüş, bitmiş, tükenmiş, yılgın, bezgin, süzgün, cenazeleşmiş, heyecansız, ruhsuz, inançsız insanlardan hayır gelmez. Ne ülkesine, ne ailesine. Görevine âşık, hizmet heyecanı içerisinde vatandaşına, milletine hizmet eden, milliyetçidir. Dalgacı, tembel ve miskin insanın milliyetçiliği sahtedir. Laf milliyetçiliğidir. Memur olsun, vatandaş olsun bu böyledir.
Halkın içinde hakikati arama sevdası, onu sadece "ideal bir" idareci konumuna yerleştirmedi, aynı zamanda belki de kaderi oldu. Halkla iç içe olmasından; yani içinde yaşattığı ülke insanından tedirgin olanlar, onun halkla birlikte çıktığı bir çağdaş "Gandi-vari" sessiz yürüyüşünden hep korktular...