Kral Birinci James, 1603 Parlamento konuşmasında onlara şunları söyler: İyi Yasalar ve Anayasalar yaparken Kamunun ve bütün Devletin Zenginliğini, her zaman, kendi özel ve öznel amaçlarıma tercih edeceğim. Devletin Refah ve Zenginliğinin, her zaman, benim en büyük Zenginliğim ve dünyevi Saadetim olduğunu düşünmek Yasal bir Kralın, bir Tirandan doğrudan farklılaştığı Noktadır. Çünkü hakkaniyetli bir Kral ile gaspçı bir Tiran arasındaki farkın yegane ve en önemli püf noktasının şu olduğunu kabul ediyorum: Kibirli ve ihtiraslı Tiran, Krallığının ve Halkın sadece kendi Arzularının ve akıl dışı Şehvetlerinin tatmini amacıyla gönderildiğini düşünürken, doğru ve adaletli Kral, tam tersine kendisinin, Halkının Mülkiyetini ve Refahını korumak için gönderildiğini kabul eder. Yine 1609 Parlamento konuşmasında şu sözleri sarf eder: KRAL kendisini, Krallığının Temel Yasalarına riayet konusunda çifte bir yeminle bağlar: Bir Kral olmasından dolayı zımnî olarak bağlıdır ve bundan dolayı, Krallığının Yasalarını korumak kadar Halkını da korumakla yükümlüdür ve Taç Giyme Töreninde ettiği Yeminden dolayı da açık biçimde, Halk tarafından kurulmuş bir Krallıktaki her meşru Kral gibi, Yönetimini biçimlendirirken Halkıyla, Tanrı'nın Tufandan sonra Nuh ile yapmış olduğu Anlaşmaya uygun biçimde, Yasaları yoluyla yaptığı Anlaşmaya riayet etmekle yükümlüdür ki Nuh'la yapılan anlaşma şöyledir: Bundan böyle, yeryüzü var olduğu sürece, ekim ve hasat, soğuk ve sıcak, yaz ve kış, gündüz ve gece sona ermeyecek. Dolayısıyla Halk tarafından kurulmuş bir Krallığı yöneten bir Kral, kendi Yasalarına göre yönetmeyi terk edince bir Kral olmaktan uzaklaşır ve yozlaşarak bir Tirana dönüşür. Ve biraz ileride şunları söyler: "Bundan dolayı Tiranlaşmayan ya da yalan yere yemin etmeyen bütün Krallar, kendilerini