Hayat İşte

7,0/10  (5 Oy) · 
7 okunma  · 
3 beğeni  · 
481 gösterim
Okuru bir tutkunun peşi sıra XIX. yüzyıl sonu Triestesi'nin sokaklarında, meydanlarında, salonlarında dolaştıracak bu roman, ülkemizde Zeno'nun Bilinci, Senilità, Kötü Bir Şaka romanlarıyla tanınan Italo Svevo'nun ilk yapıtı. Adı Pirandello, Musil, Joyce ve bazen de Kafka'yla birlikte anılan Svevo, XIX. yüzyılda önce romantizmin, ardından gerçekçiliğin kalıplarına yerleşen edebiyattan ayrışıp bir çığır açarak, XX. yüzyıl Avrupa yazınını başlatmış olan yazarlardandır. Bu dönemde Schopenhauer ve Freud düşüncesinin yazına yansımasıyla ruhsal gerçeklik ön plana çıkmış, anlatı işlemi derinleşerek roman kişilerinin iç dünyasına odaklanmış, bilinçaltı boyutuyla zenginleşmiştir. Olaylar artık dışsal ve nesnel olmaktan çok, içsel ve özneldir. Aynı zamanda, romanın başkişisi "kahraman" olmaktan çıkar, gücünü ve pırıltısını yitirir, hayatın getirdiği rastlantılar ve fırsatlar karşısında aciz ve çekimser kalan biri, bir "antikahraman"dır o.

Öykümüz aslında hayli yalın: Kırsal kökenli, felsefe ve edebiyat heveslisi, hayalci, yoksul delikanlı büyük kente gelmiş, banka memurluğunun bunaltıcı çarkına takılmışken, talihin yoluna çıkardığı güzel, kaprisli zengin bir kıza âşık olur. Ama çekingenlikler, duraksamalar, yanılgılar, yanlış anlamalar, iç hesaplaşmalar derken olay hiç beklenmedik bir sona bağlanır. Ara sıra bizim de tanık olduğumuz, insana, "Hayat işte!.." dedirten türden bir son.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Ocak 2012
  • Sayfa Sayısı:
    416
  • ISBN:
    9789750714122
  • Çeviri:
    Neyyire Gül İşık
  • Yayınevi:
    Can Yayınları
  • Kitabın Türü:

Kitaptan 14 Alıntı

Ne bir fikri vardı ne de bir düşü, tek kaygısı derhal hayırlı etkilerini üzerinde hissettiğini sandığı o deniz meltemini bol bol içine çekmekti.

Hayat İşte, Italo SvevoHayat İşte, Italo Svevo

Siz de tutmuş çalışmalar yapıyorsunuz, yararsız bir varlığı beslemek için saatler saati masa başında oturuyorsunuz! Doğduğunda gerekli kanatlara sahip olmayan kişi onları sonradan edinemez. Doğası gereği avının üstüne anında çullanmayı bilmeyen, onu asla öğrenemeyecektir, boş yere başkalarının o işi nasıl yaptığını seyredecek, ama aynını yapamayacaktır. Kişi nasıl doğmuşsa, aynen öyle ölür, elleri yakalamaya yarayan organlardır, ama yakalamayı beceremeyebilir de.

Hayat İşte, Italo SvevoHayat İşte, Italo Svevo

Korkudan ölenlerin sayısı cesaretten dolayı ölenlerinkinden daha fazladır. Örneğin suya düştüklerinde, çevrelerindeki her şeye tutunanların hepsi ölür

Hayat İşte, Italo SvevoHayat İşte, Italo Svevo

''Çok fazla şey isteyen açıkta kalır''
O noktada Miceni onca öfkesi içinde duygulandı.
''Fazladan ne istedim ki ben? Adalet! Fazla mı bu? Bana doğru dürüst davransınlar istedim! Fazla mı bu?''
Ağlamıyordu, ama sesi gözyaşlarıyla doluydu.

Hayat İşte, Italo SvevoHayat İşte, Italo Svevo

Aslında önemli olaylardan yoksun yaşamında onu tedirgin edenler hep böyle ıvır zıvır şeylerdi ve her akşam aceleyle ağzından kaçmış olan bir söze ya da başka birinin söyleyip de gerçek anlamını kendisinin ancak o anda anladığı bir söze kafa yoruyor, iğneli bir lafın acısını çıkarmamış olduğuna ve de haksız yere kaba bir yanıt vermiş olduğuna yanıyordu.

Hayat İşte, Italo SvevoHayat İşte, Italo Svevo

İş genellikle ağır oluyormuş ve asla yeterli ücret vermiyorlarmış, o yüzden birazcık daha varlıklı bir köle olmaktansa, yoksul ve özgür yaşamayı yeğliyormuş.

Hayat İşte, Italo SvevoHayat İşte, Italo Svevo
2 /