Eşitsizlik kavramının gelişimini üç evre ile tanımlayabiliriz:
•Mülk ve kanun 'hakkı' kavramlarının oluşumu,
•İdarecilik kurumunun ortaya çıkması ve yönetici sınıfın oluşması,
•Bilim ve mantığa dayalı yönetimlerin yerini; zevk ve keyfe dayalı yönetimlere bırakması...
Amma velakin fertler arasındaki eşitsizliğin kaynağını tanımlayacak olursak:
"İnsan türünde iki tür eşitsizlik olduğunu düşünüyorum. Bunlardan biri, doğanın eseri olan ve yaş, sağlık, bedendeki güçler ve zeka ya da ruh nitelikleri arasındaki farklardan oluşan doğal ya da fiziki eşitsizlik; öteki, bir çeşit uzlaşmaya dayanan ve insanların onaması ile kurulmuş, ya da en azından onlarca kabul edilmiş olan moral ya da politik eşitsizliktir. Bu ikincisi kimilerinin başkaları zararına yararlandığı, örneğin onlardan daha varsıl, daha saygın olmak ya da onlara boyun eğdirmiş olmak gibi ayrıcalıklardan oluşmaktadır..."
Bu şekilde açıklanmış olan iki eşitsizliği lafta "EŞİTLİLİK" haline getirebilmek için zannımca iki temel yol bulunmaktadır.
︎İlahi yardım, (Kimilerinin şans, kader, talih diye tanımladığı kimilerinin ise Allah yardımı olarak açıkladığı olgudur.) "Bu zor ve kesin olmayan olumlu bir yoldur."
︎Düzen, (İnsanoğlu tarafından oluşturulan 'adaletsiz ve kötü' bir sistem içerisinde yer alan zebanilerden biri olmak şeklinde tanımlayabileceğimiz bir olgudur.) "Bu kolay ve kesin olan bir yoldur." Olumlu yolu seçenlerden olabilmek dileğiyle diyorum ;...
Bütün bunlardan bahsettikten sonra eseri; sakin bir zihin yapısı ile yavaş yavaş okumanızı ve eserde yer alan başlıkları sindire sindire ilerlemenizi tavsiye ederim.
Efendiler tarafından yönetilmeye alışmış olan insanlar; artık onlardan vazgeçemezler. Bunlar boyunduruğu silkip atmaya kalkışırlarsa özgürlükten o kadar uzaklaşırlar ki; özgürlüğe karşıt olan dizginsiz, aşırı bir başıboşluğu özgürlük diye aldıklarından yaptıkları devrimler, onları hemen her zaman zincirlerini daha ağırlaştırmaktan başka bir şey yapmayan baştan çıkarıcıların eline düşürür.
Bütün hareketlerin ortak mutluluktan başka bir yere yönelmemesi için hükümdarın ve halkın sadece bir ve aynı çıkara sahip olduğu bir ülkede doğmak isterdim...!!
Hiç kimse aydınlıktan kafası karışmış, tutkularının ve kendisininkinden farklı koşullar hakkında yürüttüğü mantığın eziyet ettiği ilkel adamdan; daha mutsuz olamaz.
Eğitim sadece işlenmiş zekalarla işlenmemişler arasında bir ayrım meydana getirmekle kalmaz; işlenmiş zekâlar arasındaki farkları da kültür oranında artırır...