Ormandan esen dondurucu rüzgâr açık kapıdan içeri girdi; kadın tir tir titreyerek konuştu: "Kapıyı kapasana. Evin içine buz gibi rüzgâr giriyor, üşüyorum."
"Katı bir yüreğin olduğu evde daima soğuk rüzgârlar esmez mi?" dedi adam.
Sayfa 134 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
"Savaşta" dedi işçi, "zayıflar güçlülerin kölesi olur, barışta da yoksullar zenginlerin kölesi olur. Yaşamak için çalışmaya mecburuz; bize verdikleri ücret o kadar düşük ki, yaşamamıza yetmiyor, ölüyoruz. Bütün gün onlar için uğraşıp didiniyoruz; onlar sandıklarını altınla dolduruyor, bizimse çocuklarımız vakitsiz solup gidiyor, sevdiklerimizin yüzü sertleşip fesatlaşıyor. Üzümü biz eziyoruz, şarabı başkası içiyor. Mısırı biz ekiyoruz, ama soframız boş. Kimse görmese de zincirlerimiz var; bize özgür dense de köleyiz."
Sayfa 62 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
"Ama aşkın modası geçti artık, şairler öldürdü aşkı. Aşk hakkında o kadar çok şey yazdılar ki, kimse onlara inanmaz oldu; bence çok normal. Gerçek âşık acı çeker ve susar. Hatırlıyorum da, ben de bir zamanlar... Ama artık önemi kalmadı. Sevda maziye karıştı."
Sayfa 43 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu