2 Kasım
Gece bizi birbirimize yaklaştıran şey yalnızca tek bir ışıktı. O ışığın altında hiç konuşmadan durmaya alışmıştık. Ben büyük bir şevkle hayatımızın mutluluğunu anlatan hikâyeyi yazmaya devam ederken Setsuko ise lambanın gölgesinde kalan loş yatağında, varlığıyla yokluğu bir sayılacak kadar sessizce yatıyordu. Zaman zaman başımı kaldırıp ona baktığımda sanki dakikalardır gözünü dikerek beni izliyormuş gibi duran bakışlarıyla karşılaşıyordum. Sanki, “Yalnızca yanında olmak bile bana yeter.” dercesine sevgi dolu gözlerle bakıyordu bana. Ah, şu an sahip olduğumuz bu mutluluğa inanmamı sağlayan, ona net bir biçim vermek için uğraşırken imdadıma koşan şey tam olarak buydu işte!