CoverSkull

CoverSkull
@Coverskull
an observer
Onlar bu şarkılarla, nağmelerle O esrarı, ilmi ve sırları anlasınlar diye. Bir âlem, feryat figan eder bizim nağmelerimizle, Ellerini vurarak başlarına, göğüslerine. Sineler isteriz yanmış yakılmış ayrılık ateşiyle, Özlem ateşinin şerhini dinlesinler diye. Bu aklın mahremi akılsızdan başkası değildir; Hak yolunda akıl, perdeden başkası değildir. Türk’ün, Rum’un ve Arap’ın dili de Biz olmuş Rabb’in aşkında birbiriyle. Kendi sırlarını bizden öğrenirler, Müminler, kâfirler, iyiler, kötüler. Biz, herkesle dost ve arkadaş olduk; Biz, hepsini yola getirdik, işe koyduk. Hepsi yüz tuttu bizim aşkımıza; Düştü bizim gibi aşk tuzağına. Biz, aşk davetçisiyiz, buyurun, es-salâ! Çabuk, rahatı bırakın, gelin belaya! Çünkü rahat sıkıntıdadır ey hakan; Derdi tercih et, kaç dermandan, devadan.
Sayfa 146·Kitabı okudu
Şiir
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Bazen vuslattan, [Hakk’ı] görmekten söz eder Bazen de ayrılıktan şikâyet eder. Bazen kabuğuna sığmaz mutluluktan Bazen de üzülür dosttan uzak kalmaktan. Bazen şükür bazen şikâyet eder, Cüz, cüz, onun [her] parçası hikâye eder. Derisi der, ben ayrı kaldım etten; Kerem edin, acıyın bana lütfen! Kılları der, beni kuyruktan kestiklerinden beri Ayrılık atı tırnaklarının altında öldürüyor beni. Demiri der, kaza ve kader yazgısı, Beni madenden çıkarttı çıkaralı, Gam ateşine girerim her an, Çıktığım zaman da vururlar bana anbean, Başıma, sırtıma, yüzüme ve enseme Her taraftan çekiç darbeleri epeyce, Deri gibi yapışayım rebap üzerine de Bir olayım şükürde de serzenişte de. Birlikte ağlayalım gurbette hazin hazin, Güzide dostlardan ayrı düştüğümüz için
Sayfa 144·Kitabı okudu
Şiir
Fakat onun hâli aşktan oluşursa, Aşk kişi, âşık da aleti olursa, Gerçekte her iki hâl şükürdür, şükür olur; O, her iki hâlden de bir vuslat bulur. Onunla oldu mu hastalık da sağlık da, Her ikisi birlikte kolayca götürürler onu Hû’ya. Çünkü o, eserden [eseri] yaratana gidiyor, Hakk’ın cemalinden zevk alıyor, tat alıyor. Âşıktan başkasında olamaz bu sıfat; Nasıl olur bir şey, hem reddedilir hem de iltifat! İyi ve kötü âşık için ilerlemedir, yükseliştir. Âşık olmayana kötülükler uygun değildir. İyi onun için faydalıdır; fakat kötü ve fena, Engel olur onun Bir [Rabb]’e kavuşmasına. Eğer düşünürsen bu konuyu, malum olur [sana]; Her diken gül bahçesi gibi olur senin yanında. Bunları bırak; bak, ne der rebap ne söyler, Soru ve cevap hakkında nükteler [beyan eder]: Bazen der, bu naim [cenneti]dir, sevgidir Bazen de der, cehennemdir, felakettir.
Sayfa 142·Kitabı okudu
Şiir
Aşk âleminde kelimelere sığmayan sözler ve sırlar vardır
Aşk âleminde ibareye ve kelimelere sığmayan sözler ve sırlar vardır. Hak Teâlâ, âşıkların sırları bildirmeleri ve dertlerine derman olması için şarkılar ve sazlar var etmiş, göstermiştir. Dünyada ne varsa, ey ünlü [insan], İyiden ve kötüden, kurudan ve yaştan, Onlarda şükür ve şikâyet gizlenmiştir; Bir yarısı tam, diğer yarısı eksiktir. Onun bir yarısı zevk, sevinç ve neşe; Diğer yarısı gam, keder, dert ve çile. Bir yarısı tatlı, bir yarısı acı, kötü ve [tuzlu]dur; Bir yarısı iyi ve güzel, bir yarısı çirkin ve merduttur. Hangisi görünür, hangisine düşerse gözün, o an Aynısı olur, haber verirsin ondan. Eğer iyiye düşerse, ona yüzlerce şükredersin, Eğer kötüye düşerse, onu kabul etmez, reddedersin. Bir an iyi yönünü [görür] sevinirsin, Bir an kötü yönünü [görür] saçlarını yolar, [dertlenir]sin. Çünkü dünyada var olan her şeyin Yarısı sevinçtir, yarısı da keder [bilesin]. Sevinç olan yarısı cennetten bir daldır, Keder olan yarısı cehennemden, ateş ve dumandandır.
Sayfa 140·Kitabı okudu
Şiir
2. Aşk, bir yönden şükrü, bir yönden şikâyeti gerektirir
Aşk, bir yönden şükrü, bir yönden şikâyeti gerektirir. Vücudun harap olması, yüreğin dağlanması, kınanma ve rüsvalık nedeniyle şikâyeti; hoşluğu, güzelliği, mestliği, iki âlemden el çekmesi, aşkın nurlar ve sırlar denizinin durulması, ebedî hayat ve sonsuz yaşam olması yönünden de şükrü gerektirir. Bakış, o an hangi duruma düşerse ona göre değişir; eğer sıkıntıya düşerse şikâyettir, hazineye düşerse şükürdür. Dikkatli bakar, iyi düşünürsen, meslek, sanat ve benzeri her şeyin tamamı böyledir. Hiçbir meslek ve ilim yoktur ki onda sıkıntı ve zahmet olmasın ve de rahat ve huzur olmasın. Eğer bakış; öğrenme, tekrar etme, alıştırma yapma sıkıntısına düşerse şikâyettir ve eğer ilim hazinesine düşerse şükürdür. Örneğin şarap; tadı, kokusu, isyan[a sebep olması] ve rezillik [vermesi] nedeniyle çirkindir; zevk ve mestlik vermesi sebebiyle hoştur, güzeldir. Aynı şekilde etkili bir ilaç; tadı, kokusu, tiksindirici olması yönünden şikâyete; hastalığı gidermesi ve sıhhat vermesi bakımından şükre zemin hazırlar. Bu örnekler çoktur, sayısızdır; fakat âşık için şükür ve inkâr, kötü ve iyi, küfür ve iman birdir; zira her iki durum da onu Hakk’a ulaştırır; çünkü kendisi Hakk’ın aleti olmuştur; onun hareketi Hak’tandır, kendinden değil. Âşık olmayan böyle değildir; çünkü inkâr onun için eksikliktir, şükürse olgunluk. Aynı şekilde bu tertip üzere kötülük âşık olmayanı Hak’tan uzaklaştırır, karartır; iyilikse onun canını Hakk’a yaklaştırır ve içini, gönlünü aydınlatır.
Sayfa 138·Kitabı okudu
Alıntı