Ceren

Ceren
48 okur puanı
Nisan 2025 tarihinde katıldı
Puan vermedi·272 syf.··
2026 10. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 30 Nisan 2026 14:52
Tek kelime ile BERBATTI. Yazar gerçekten çok zeki, Kürt ismini kullanarak okuyucu çekmeye çalıştı ve başardı.Her yerde bu kitabın ismini duyunca, bide Kürt olunca ister istemez merak ediyorsunuz.Bir kitapçı da görünce almak istiyorsunuz ve karşılaştığınız şey takıntılı bir insan ve tekrar eden cümleler... Kadının kendini bir çocuk gibi anlatması ve Şahin'in en çok bu halime düştüğünü gibi laflardan anladığıma göre senin Şahin'in bir pedofili demekki. Bu olaylardan sonra üzgünüm ya da değilim, böyle şeylere normal gözüyle bakamıyorum ve kitap yazanların da böyle konular konusunda dikkatli olmalarını düşünüyorum. Sırf kitapları ön plana çıksın diye böyle ucuz yollara aşk meşk işlerine girip insanları özellikle de çocukları etkilemelerini istemiyorum. İnsan sevdiğinin yanında cocuklaşır gibi saçma şeylerle insanların beynini sulandıran topluma böyle kitaplar daha fazla destek oluyor. Tabii bazen çocukluk yapmak, eğlenmek sevdiğinle iyi ama hayatının her döneminde böyle olmak saçma. Bir kadın olarak düşünüyorum ya da erkek yerine de kendimi katarsam yetişkin bedeninde bir çocukla ömür geçirmek istemem. Her zaman trip atan, karşı cinsin varlığın da bile takıntılı bir şekilde kıskançlık krizlerine giren biriyle hayat geçilmez. Hayatına bir erkek ya da kadın alıyorsun, çocuk değil. Böyle düşünceler bence ilerde çocukları olan insanlar içinde tehlikeli. Eşine çocuk gibi davranırsan, çocuğuna nasıl davranacaksın ki? Eş ve çocuk arasında ki farkı kaybetmeyelim lütfen. Kitapta Şahin'in gittiği her ortamda kızların dikkatini çekmesi falan filan o kadar sıklıkla anlatıyor ve bayıyor ki, bizim işimiz gücümüz yok senin Şahin'ine bakalım. Tek derdimiz erkek bizim zaten. Şahin'e de dişi sinek yaklaşsa bizim saftirik kız dünyayı yıkıyor. Bunu karşı tarafın yaptığını düşünün,
1000Kitap
Bir Kürt SevdimDilek Bilgiç Esen · Müptela · 20228bin okunma
Reklam
Puan vermedi·360 syf.··
2026 2. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 09 Şubat 2026 20:39
Ağır bir kitap özellikle kadınlar için ağır bir kitap, çocuğunu kaybetmek düşüncesi bile insanı delirtir, bunu anne olunca belki daha iyi anlarız bilemiyorum ama anne olmadığım halde bile beni parçaladı. Yüreğim de o çaresizliği hissetmek hoş değildi.Allah hiç kimseye böyle bir acı vermesin. Bir anne çocuğu için her şeyi yapabilir, çocuğuna zarar gelmesi düşüncesi bile psikolojilerini altüst edebilir, bu yüzden hiçbir anne bu acıyı yaşamaz umarım. Çocuğunu ölerek kaybetmek ayrı bir acı. Belirsizlikle, yaşayıp yaşamadığını bilmeden kaybetmek ayrı bir acı. Sonuçlanmayan acı daha zarar verir bir bedene. Ölüsüne mi dirisine mi ağladığını bilememek. Vera Ray ismi bile acı çektiriyor. Acıyla bütünleşmiş kadın profili canlanıyor zihnimde. Onu çocuğunu sevdiği vakit, köşeye sinip, izlemek isterdim. tatlı tatlı uyuyo, sarı saçları yayılmış yastığa. Onu öpüp, kokusunu içime çekmek isterdim, sanki gerçekmiş gibi. Bir günlüğüne Vera olup, onu sabaha kadar izlemek isterdim. Akşam geldiğimde onu yatakta görmemek, Yarabbim fazla bir acı. Charles, korkağın teki tek kelime ile. Kızın onu orda terk edişini anlamalıydı. Vera'yı, kendi ailesi ile buluşturduğunda nasıl gururunu ayaklar altına aldıklarını görmüştü en azından gidip, Vera'yı görmeliydi ama o yeni bir hayat kurdu. Vera çocuklarına kutsalmış gibi kendini adadı ama onun yaptığı tam tersiydi. Claire ise nedense Vera gibi hissettiriyordu galiba yazar bütün annelerin aynı duygularda birleştiğini anlatmaya çalışıyordu. Kitabı okurken acaba hepsi Claire'nin hayal gücü mü, kazadan sonra hâlâ komada mı diye düşündüm ama sonradan bu son çok absürt ve sıradan geldi. Bence güzel bir sondu
1000Kitap
Böğürtlen KışıSarah Jio · Arkadya Yayınları · 201144,8bin okunma
Puan vermedi·430 syf.··
2025 97. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 16 Kasım 2025 20:59
Kitabın ismini Bir Muhteşem Güneş zannediyordum. 1000kitapta aratırken çıkmıyordu, sonradan "bir" yerine "bin" olduğunu fark ettim. Neyse çok önemli bir bilgi değil, incelemeye başlayalım. Kitabı okurken çıldırma raddesine ulaşmıştım. Eşitsizliğin bariz şekilde yansıtması, insanı çileden çıkarır ve bunu yaşayan binlerce kadının olduğunu düşünmek o kadar kötüki. Erkeklerin fiziksel olarak güçlü oldukları için kadınları aşağı çekmeye çalışması, dini kendi çıkarları için değiştirmeleri dünümüzün bugünümüzün ve yarınımızın sorunu. Bu yüzden dini eğitimin yanında, normal eğitimin, toplumun bilinçlendirmesinin önemini fark edebiliriz bence neyse konumuz bu değil:( Leyla ve Meryem'i küçük kız çocuğu olarak okumaya başlayıp, kadın olarak bitireceğiz. Birbirinden tamamen farklı hayatlarda büyümüş iki kadının, hayatın cilvesiyle karşılaşmalarına denk geleceğiz. Okuduğum bazı şiddet sahnelerinde, orda ben olsaydım Raşit mendeburuna böyle şöyle yapardım gibi havalara girdiğimi saklamayacağım. Sonradan düşününce çok yersiz bir düşünce olduğu bariz bir şekilde belli . Arkanda ne aile ne de devlet var bir hiç gibi ortada kalmışsın, tek egemenlik evin sözde reisi seçilmiş kişide, her şey sana karşı orda sessizcene sineye çekmekten başka şansın yok ya da birinin ölmesi... Bazen hayat sana ne sunacağını da, karşına neler çıkaracağını da bilemezsin. Mesela Leyla gibi hayatımız oldu, eğitim hayatımız oldu. Kendimizi çok şanslı hissettik, hayatın çarklarının hep bizim yönden çıktığını zannettiğimiz evrelerdeyken bir anda ortaya çıkan bir yıkım, nasıl olduğunu fark edemediğimiz bir çalkantı, hayatımızı yerle bir edebilir. Bu yüzden bu hayatın güvencesi yok. Başımıza her şey gelebilir, iyi veya kötü. Burda Allah'a tevekkül etmemizden başka elimizden hiçbir şey gelmiyor. Allah karşımıza
1000Kitap
Bin Muhteşem GüneşKhaled Hosseini · Everest Yayınları · 2026119,3bin okunma
Puan vermedi·416 syf.··
2025 96. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 12 Kasım 2025 22:32
Bitmesini asla kabullenemeyeceğim kitaplardan biri. Zihnim silinip silinip , tekrar okusaydım bu muhteşem yapıtı. Bazen bir korku bedenimi sarıveriyor, ya bir daha böyle güzel kitaplar bulamazsak, bir sabah uyandığımızda kitaplar yok olsa... Hayatın gerçeklerini güzel ve sade bir dille anlatan bir kitaptı. Her yaşta kitlenin okuyunca anlayabileceği bir tarz, dili sade ve hoş. En hoş tarafı da anlattığı hikaye. Yazarın genel yazım şekli galiba bir olay anlatıcısı ve bir gizem şeklinde, çünkü "Kardeşimin hikayesi" kitabında da yazar dışında bir anlatan var gibiydi ve kitapta merak uyandıran bir sır var bu sırra ulaşma isteği uyandırıyor okuyucuda. Bundada aynı tarz. Her türlü hayat gerçeklerini göz önüne seriyor yazar. Maya'nın kendini keşfi olarakta yorumlanabilir bence. Maya'nın normal hayatı ilk başta anlatılıyor. Eşinden ayrı, çocuğuyla birlikte yoğun bir hayatta sürüklenen bir kadın karakterimizin üniversitede görevlendirdiği bir işte, başına geçenleri anlatıyor. Aslında yaşadığı hayatın ya da hayatında temelini oluşturan hayatların tek düze olmadığını, her evin bir hikayesinin olduğunu ve bizler anlatılanları bildiğimizi, anlatılmayan hikayelerinde denizlerin altına gömülmüş binlerce hayat olduğunu bizlere öğretiyor kitap. Kitapta kadın karakterimizin , cinsiyetinde yaşadığı zorluğu da bizlere hatırlatmadan geçmiyor yazar. Hem insanoğlunun yaptığı kötülükleri hem de iyiliklerini aynı satırlarda denk gelebilirsiniz, yazarın bunu bilerek yapığını düşünüyorum. Kötü ve iyinin her zaman var olacağını, hayatın sadece birinden ibaret olmadığını , karşınıza her türden insanların çıkacağını hissettiriyor. Şu an dile getirilmemiş çok söz var, nasıl dile getireceğimi bilemediğim çok karmakarışık duygular var ama artık incelemenin sonuna geleceğim, sadece kitabın son kısmı
1000Kitap
SerenadZülfü Livaneli · İnkılap Kitabevi · 2021163,8bin okunma
Puan vermedi·352 syf.··
2025 94. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 30 Ekim 2025 22:54
Eğer 20 yıl sonra hayatta olursam tekrar okumam gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum. Yirmili yaşlarımda bana bıraktığı etkiyi ile sonradan bırakacağı etkiyi ölçmek istiyorum. Acaba o uzun yıllar hangi düşüncelerimi, hangi benliğimi, hangi umudumu, hangi ruhumu değiştirmiş olacak. Bu inceleme şu anki zamanıma biraz kanıt niteliğindeymiş gibi oldu :) Normalde bir kitabı okurken sonra yine okurum düşüncesi hep olurdu ama burda kesinlikle sonradan okumalıyım düşüncesi beynime yerleşti bile,- o zamanları görürsek tabi-. Çünkü kitapta daha kavrayamadığım çok eksik durumların varlığının olduğunu biliyorum ve bunun zamanla oturmasını, daha iyi anlayacağımı varsayıyorum. Bu tür bir kitap ilk kez okuyorum ve biraz bocalama yaşadım ama aynı zamanda da çok beğendim. Dilin sade oluşu ve kurgusu hoştu. Kitaptaki dünyayı okurken çoğunlukla kendi dünyamızla kıyaslama yapmıştım, acaba yazar şu anki zamana mı gönderme yapıyor diye. Ama genel olarak şu anki dünyayı yansıttığını düşünmüyorum(ama düşünüyorum da, çiftdüşünü yaşıyor gibiyim). Kitaptaki hayat daha korkunçtu. Duygular neredeyse yok edilmiş , hayata tutunabilecek hiçbir şey yok gibiydi. Acaba ilerde böyle bir şey olur mu düşüncesini hâlâ bile taşıyorum ya da öyle bir durumda mıyız ki farkında değiliz. Kitapta aile bağının ya da diğer bağların yok edilmesi şu anki durumumuza aslında kıyaslanabilir. Zamanımız da eskisiyle kıyasla bağlarımız daha güçsüz ve kırılmaya yatkın, insanlara olan güvenimiz yavaş yavaş zedeleniyor böyle devam ederse belki ilerde daha kötü bir gelecekle karşılaşacağız ama belki de tam tersi olur, çiftdüşünmeliyiz :( Kitabın etkisinde miyim bilmiyorum ama kendimle çelişiyor gibi hissediyorum ve yazacak çok cümlem varken, beynim durmuşcasına hiçbir şey anımsamıyorum... Yazar böyle bir eseri nasıl
1000Kitap
1984George Orwell · Can Yayınları · 2023199,9bin okunma
Reklam