47. (Kavmi) şöyle demişti: “Senin ve beraberindekilerin yüzünden uğursuzluğa uğradık.” (Salih ise) “Size gelen uğursuzluk (yapıp ettikleriniz nedeniyle) Allah katında(n gelmiş)tir. Aslında siz deneniyorsunuz.” demişti.
Sayfa 380 - Haliç Üniversitesi Yayınları·Kitabı okuyor
29-31. (Belkıs) “Ey yöneticiler! Bana Süleyman’dan gelen, ‘Rahmân, Rahîm olan Allah’ın adıyla’ diye (başlayan ve) ‘Bana baş kaldırmayın; teslim olarak bana gelin!’ (mesajını içeren) çok değerli bir mektup gönderildi.” demişti.
32. (Belkıs:) “Ey yöneticiler! Bu işimde bana bir fikir verin! Bana şahit oluncaya (çözüm üretinceye) kadar hiçbir işe kesin karar vermeyeceğim.” demişti.
Not: (Bu ayet şöyle de anlaşılabilir: “(Belkıs); ‘Ey yöneticiler! Karar vermem konusunda bana fikir verin/üretin! Bilirsiniz ki ben sizinle görüşmeden (fikrinizi almadan) kesin kararımı vermem’ demişti.” Bu ifade “Sizin görüşünüzü alıncaya kadar, size danışmadan hiçbir işi kestirip atmam” demektir. Bu cümle, yönetimdeki insanların tek başına karar vermemeleri gerektiğinin, ilgililere danışarak bir sonuca varılmasının zorunlu olduğunun bir delilidir. Benzer mesajlar: Âl-i İmrân 3:159; Şûrâ 42:38.)
Sayfa 378 - Haliç Üniversitesi Yayınları·Kitabı okuyor