Güntülü

Güntülü
@CumlePerisi
Okumak sizi kula kul olmaktan kurtarır.
Öğretmen/ Eğitim Gönüllüsü
AÖF İşitme Engelliler Sınıf Öğretmenliği/ AÖF İlahiyat
İstanbul
Ermenek
212 okur puanı
Aralık 2024 tarihinde katıldı

Güntülü

, bir kitap okudu
8/10
·120 syf.··
Beğendi
·
5 günde okudu
·
Okunma: 19 Nisan 2026 11:51
·
2026 25. kitabı
Burçe Bahadır
7.7/10 · 160 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
8/10
·84 syf.··
Beğendi
·
2026 24. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 15 Nisan 2026 19:47
"Normal şeylerin sıkıcı bulunduğu bir devre denk geldik sanırım. Müthiş bir oburluk çağı. Yeni insanın nefsi doymuyor. Sıradanı tükettik. Mutluluk dediğimiz şey sadece anlık. Lunapark treni gibi hızla inilen bir yer mutluluk." Kitap yaklaşık 84 sayfalık kısa bir hacme sahip, Nergis, Elif ve Mehmet adlı üç karakterin birbirine örümcek ağı gibi bağlı hikâyelerini iç içe geçirerek anlatıyor. Bağımsız öyküler gibi okunabildiği gibi, bir bütün olarak da küçük bir roman hissi veriyor. Parçalanmış bir ailenin görünen ve görünmeyen yüzlerini, annelik hallerini, terk edişleri, yarım kalan hesaplaşmaları, pişmanlıkları ve hayata yeniden tutunma çabalarını ele alıyor. Melisa hanım okuru yormuyor, ama satır aralarında derin bir sessizlik, yalnızlık ve duygusal katmanlar bırakıyor. Özellikle annelik teması kitabın en içten ve çarpıcı yanlarından biri. Karakterlerin hayatındaki 'küçük yuvarlak taşlar' metaforu, her şeyin er ya da geç yerli yerine oturabileceğini, ama bu sürecin ne kadar karmaşık ve acılı olabileceğini güzel bir şekilde simgeliyor. Kitabı okurken en çok hoşuma giden tarafı, okuyucuyu kendi aile bağları, annelik/evlatlık deneyimleri üzerine düşündürüyor olması. Eğer Melisa Kesmez’in önceki kitaplarını sevdiyseniz, bu da sizi tatmin edecektir. Özellikle aile dinamikleri, kadınlık halleri ve duygusal kırılganlıklar ilginizi çekiyorsa öneririm. İyi okumalar.
Küçük Yuvarlak TaşlarMelisa Kesmez · İletişim Yayınları · 20226,7bin okunma
8/10
·136 syf.··
Beğendi
·
2026 23. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 10 Nisan 2026 00:49
"Zincirlerinden başka kaybedecek bir şeyi olmayan proleterler, kazanacakları bir dünya vardır. Bütün ülkelerin proleterleri, birleşin!" Kısa ama son derece etkili bir siyasi metin. Yaklaşık 50-60 sayfalık bu broşür, Komünistler Birliği'nin programı olarak hazırlanmış ve Avrupa'da "komünizm hayaleti"nin dolaştığı bir dönemde, devrimci bir çağrı niteliği taşıyor. Manifesto dört ana bölümden oluşuyor. Burjuvalar ve Proleterler: Burada Marx ve Engels, tarihin, "sınıf mücadeleleri tarihi" olduğunu öne sürüyor. Feodalizmden kapitalizme geçişi anlatıyor ve burjuvazinin (kapitalist sınıfın) nasıl devrimci bir rol oynadığını, üretimi dönüştürdüğünü, ulusal sınırları aşan bir dünya pazarı yarattığını vurguluyor. Proleterler ve Komünistler: Komünistlerin proleter hareket içindeki rolünü açıklıyor. "Komünistler ayrı bir parti değildir; işçi sınıfının en ileri, en bilinçli kesimidir. Amaçları, burjuva mülkiyetini (üretim araçlarını) ortadan kaldırmak, sınıf ayrımlarını yok etmek ve devleti (sınıf egemenliğinin aracı olarak) zamanla sönümlendirmektir." şeklinde bir açıklama yapıyor. Sosyalist ve Komünist Literatür: Diğer sosyalist akımları (ütopik sosyalizm, muhafazakâr sosyalizm vb.) eleştiriyor ve bilimsel sosyalizmin farkını ortaya koyuyor. Komünistlerin Çeşitli Muhalefet Partileri Karşısındaki Tutumu: Dönemin siyasi güçleriyle ilişkiyi tartışıyor. Kitap, kapitalizmin dinamizmini ve yıkıcılığını çok çarpıcı bir dille betimlemiş, örneğin; "Burjuvazi, üretim araçlarını ve dolayısıyla üretim ilişkilerini ve bunlarla birlikte bütün toplumsal ilişkileri sürekli devrimcileştirmeksizin var olamaz." Bu, bugün bile küresel ekonominin hızını ve belirsizliğini anlatan güçlü bir tespittir. Kitap, geçtiğimiz yıllarda okuduğum, 'Das Kapital' gibi daha teknik eserlere giriş niteliğinde
Komünist ManifestoKarl Marx · Can Yayınları · 202416,5bin okunma
8/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2026 22. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 06 Nisan 2026 22:03
"Bu koca kainatta ve bunca umumi büyük kederlerin, hırsların, emel ve gayelerin içinde yaşarken, zavallı, aciz, akılsız bir insan gibi, yalnız bir nefsin, bir kalbin kederleri, sevinçleri ile uğraşmak, bütün dünyayı unutup kendi hisleriyle yaşamak, kendisi için yaşamak bir insanın yapacağı en gülünç bir şeydir." Kitap, genç bir kadının (Süheyla) yaşça büyük, zengin ve statü sahibi bir adamla evliliğinden sonra yaşadığı duygusal karmaşayı, ani bir aşka kapılmasını ve bu aşkın getirdiği yıkımı anlatıyor. Süheyla, Mithat’a âşık olur, ancak aldatıldığını fark edince büyük bir sarsıntı yaşar ve kendini Avrupa’ya atmak ister. Roman, bu 'marazi' aşkı, kıskançlık, mağlubiyet ve kaçış duygularıyla işliyor. 1928’de yayımlanması, Cumhuriyet’in ilk yıllarındaki kadın kimliği arayışını da yansıtıyor. Süheyla’nın Avrupa’ya kaçış fikri, özgürlük ve kaçış temasıyla ilginç bir katman katıyor. Gönül Gibi, Suat Derviş’in 'gönül' meselesini en çıplak haliyle, biraz eski usul melodramla anlattığı bir kitap. Eğer yazarın Fosforlu Cevriye gibi toplumsal yönünü seven biriyseniz burada biraz hayal kırıklığına uğrayabilirsiniz; ama erken dönem kadın psikolojisi ve tutkulu aşk anlatımı ilginizi çekiyorsa keyifle okuyabilirsiniz. İyi okumalar.
Gönül GibiSuat Derviş · İthaki Yayınları · 2016189 okunma