Güntülü

Güntülü
@CumlePerisi
Okumak sizi kula kul olmaktan kurtarır.
Öğretmen/ Eğitim Gönüllüsü
AÖF İşitme Engelliler Sınıf Öğretmenliği/ AÖF İlahiyat
İstanbul
Ermenek
212 okur puanı
Aralık 2024 tarihinde katıldı

Güntülü

, bir kitap okudu
8/10
·192 syf.··
Beğendi
·
5 günde okudu
·
Okunma: 06 Nisan 2026 22:03
·
2026 22. kitabı
Suat Derviş
7.7/10 · 189 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
8/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2026 21. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 02 Nisan 2026 15:24
"Özgürlüğün çevremizdeki insanlarla anlam kazanması ne tuhaf." (Sayfa: 26) Kitap, özünde sarsıcı bir eve dönüş ve yüzleşme hikâyesini merkeze alıyor. Lise yıllarının ardından ailesinden ve sahil kasabasındaki çocukluğundan koparak özgürlüğünü seçen Bilge, cinsel yönelimi nedeniyle dışlanmış bir karakter. Ancak babasının ölüm süreci, onu kaçtığı geçmişe, aile dinamiklerine ve kendi reddedişine geri çağırıyor. ​Anlatım, "Babam bir bahçıvandı. Şimdi ise bir bahçe" gibi zihne kazınan çarpıcı cümlelerle açılıyor; ölüm, yas, aile içi kırılganlıklar ve özgürlük arayışı temalarını büyük bir ustalıkla işlenmiş. ​Metindeki yumurta kabuğu metaforu ise oldukça güçlü. Ev, Hem bir korunak hem de bir hapishane. Kabuk, bireysel kimliği çevreleyen ama aynı zamanda onu kısıtlayan kırılgan bir sınır. ​Yazar; reddediş, yalnızlık pahasına seçilen özgürlük ve geçmişin bugünü nasıl derinden sarstığı gibi ağır konuları, didaktik bir dilin tuzağına düşmeden, tamamen karakterlerin iç dünyası üzerinden aktarıyor. Kısa hacmine rağmen, "Bir yumurta kabuğunun hikâyesi kırıldığında başlar" hissini başarıyla uyandırıyor. ​ ​Kitabın kısa oluşu nedeniyle bazı duygusal katmanların yeterince derinleşmediği hissedilse de bu durum, romanın minimalist yapısının bilinçli bir parçası gibi duruyor. Yazar, metni gereksiz detaylarla doldurmak yerine boşlukları okura bırakarak interaktif bir okuma deneyimi sunmuş. ​ ​Yerli edebiyatın son dönemdeki özgün seslerinden biri olan yazar; dilinin tazeliği ve temalarının samimiyetiyle öne çıkıyor. Eğer; ​Yeni yazarlar keşfetmekten keyif alıyorsanız, ​Aile, yas, kimlik ve eve dönüş temalarına ilgi duyuyorsanız, ​Bu eseri listenize ekleyin derim. İyi okumalar.
Babam, Ev ve Yumurta KabuklarıFatma Nur Kaptanoğlu · Can Yayınları · 2024639 okunma
8/10
·159 syf.··
Beğendi
·
2026 20. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 29 Mart 2026 12:32
"Uğranılan haksızlıklara ve hakaretlere koyun gibi tahammül etmemek insanlığın başlangıcıdır." (Sayfa: 72) Roman, Anadolu’nun bir kasabasında başmuallimlik yapan Zehra’nın etrafında dönüyor. Zehra, idealist, disiplinli, görevine aşırı bağlı ve başarılı bir öğretmendir. Öğrencileriyle birebir ilgilenir, yeni eğitim sisteminin gereklerini titizlikle uygular. Ama tek büyük kusuru vardır: Acıma duygusunun olmaması. Öğrencilerin en ufak hatasını, zaafını veya yoksulluğunu affetmez; onları sertçe cezalandırır, merhamet göstermez. Bu özelliği yüzünden Maarif Müdürü Tevfik Bey bile onu defalarca uyarır. Bir gün babasının ölüm döşeğinde olduğu haberi gelir. Zehra, çocukluğundan beri babası Mürşit Efendi’ye karşı derin bir nefret besler ve önce gitmek istemez. Sonunda İstanbul’a gider ama babasını kaybeder. Babasından kalan sandıkta bir hatıra defteri bulur ve okumaya başlar. Romanın büyük kısmı bu günlük üzerinden akar. Mürşit Efendi’nin idealist genç bir memur olarak başladığı hayatı, yanlış evliliği, aile içi çatışmaları, yaşadığı hayal kırıklıkları, içkiye ve sefalete sürüklenişi anlatılır. Acımak, Çalıkuşu kadar ünlü olmasa da bence Reşat Nuri’nin en etkileyici romanlarından biri. Kısa olmasına rağmen çok katmanlı; hem bireysel bir dram, hem toplumsal bir eleştiri, hem de ahlaki bir ders gibi. Özellikle empati ve merhamet kavramlarını düşündüren yönüyle bugün de çok güncel. Okuduktan sonra uzun süre aklınızda kalıyor ve; "Kimseyi tam bilmeden yargılamayalım" dedirtiyor. Eğer Reşat Nuri hayranıysanız veya duygusal derinliği olan, karakter odaklı romanları seviyorsanız kesinlikle tavsiye ederim.
AcımakReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 202151,6bin okunma
10/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2026 19. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 24 Mart 2026 21:34
"Karı bu. Öldüğüne ağlarsın, yakanı kurtardığına sevinirsin." (Sayfa: 54) Yeni Dünya, 13 öyküden oluşan bir kitap, tanıtımında 1936-1942 yılları arasında gazete ve dergilerde yayımlanmış parçalardan derlenmiş olduğu belirtiliyor. Sabahattin Ali’nin öykücülüğünde bir olgunlaşma dönemi olarak kabul ediliyor; zaten gözlemci gerçekçilikten eleştirel gerçekçiliğe doğru bir kayış hissediliyor. Kitabın genel havası, Anadolu’nun kasaba ve köylerindeki yoksulluk, çaresizlik, yalnızlık ve küçük insan dramlarıyla dolu. Köylü-kentli karşıtlığı, düşkün kadınların, özellikle eğlence hayatındaki 'oturak alemi' kadınlarının onurlu ama trajik halleri, umutla başlayan ama hayal kırıklığıyla biten çabalar ana temalar arasında. 'Asfalt Yol' gibi öykülerde bürokrasinin ve iyi niyetli çabaların nasıl boşa çıktığını kara mizahla anlatırken, 'Hanende Melek', 'Çilli' veya kitaba adını veren 'Yeni Dünya' öyküsünde ise ezilen kadınların iç dünyasına derinlemesine giriyor. Sabahattin Ali burada insanı hem zavallı hem de güçlü yanlarıyla masalsı-destansı bir üslupla resmediyor. Hiç ajitasyon yapmadan, çıplak gerçekliği gösteriyor; yoksulluğu, cinsiyet eşitsizliğini, taşra hayatının boğuculuğunu merhametle ama yargılamadan anlatıyor. Öyküler kısa ve yoğun, bir solukta okunuyor ama her biri uzun uzun düşündürüyor. Yeni Dünya Sabahattin Ali’nin en olgun öykü kitaplarından biri bence. Eğer Kürk Mantolu Madonna veya Kuyucaklı Yusuf ile tanıştıysanız, burada daha çıplak, daha toplumsal ve daha sarsıcı bir Sabahattin Ali bulacaksınız. Türk edebiyatını seven herkesin mutlaka okuması gereken, içini acıtsa da insana ve gerçeğe ayna tutan nadir kitaplardan. İyi okumalar..
Yeni DünyaSabahattin Ali · Dorlion Yayınları · 202233,8bin okunma