Cüneyd

Cüneyd
@Cuneydce_
P4C (Çocuklar ve Topluluklarla Felsefe) Uzmanı. İlâhiyat-Edebiyat ~ Editör
Lisans- Tasavvuf
Ankara
55 okur puanı
Mayıs 2019 tarihinde katıldı
...Şayet söyleyen'e "ne demek istiyorsun?" (=what do you mean?) diye sorulamıyor ve anlaşılanların hangisinin doğru olduğu, bizzat onun işaretiyle tasdik edilemiyorsa, söz'ün tabii bağlamına başvurmak gerekir. Tabii bağlam ise; söylenen (ne söylendiği), kendisine söylenen (kime söylendiği), söylenme sebebi (niçin söylendiği), söz'ün zaman ve mekanı (ne zaman ve nerede söylendiği) gibi elemanlardan oluşur. Söz'ün sahibine 'ne demek istiyorsun?' diye sorulamadığında, ister-istemez söz hakkında "bu {söz} ne anlama geliyor?" (=what does that mean?) suâli sorulacaktır ki işte bu durumda doğru anlam'ı kur(tar)mak için söz'ün tabii bağlamına ihtıyaç var demektir. Söz'ün tabii bağlamı çerçevesinde zikredilen elemanlar ile herşeyden önce söz'ün orijinal formu, ilk muhatabları, ilk işlevi, ilk zamanı ve ilk mekânı kastolunmaktadır.
Kapı
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Zevâli düşün, sonra sev..
"... Aşkları karşılık görmezse, nevroz ve cinnet haline dönüşebilir. Bu hali önlemek için Râzî, sevilen kişinin kaybedileceğini hayâl etmeyi tavsiye eder, böylelikle bir ayrılık veya ölümle hayal kırıklığı yaşamanın önüne geçilir.
Düşünce
Her baktığını göremiyor ama her gördüğüne bakıyorsun.
İnsan ve Duygular
Hurafeler, sahte parıltılar..
"... dinin hurafeye dayalı süslere hiç ihtiyacı yoktur. Tam tersine, böyle hayal ürünleriyle donandığı zamanlarda, bunlar onun parlaklığını hep yok etmişlerdir."
Sayfa 199 - DOST·Kitabı okudu
Felsefe