T F

Düşünce deneyi, belirli bir konudaki hislerimizi ya da filozofların dediği gibi, "sezgilerimizi" ortaya çıkarmak için tasarlanan hayali bir durumdur. Filozoflar bunu çok kullanır. Düşünce deneyleri, bize, söz konusu edilene daha yakından odaklanmamıza izin verir. Buradaki felsefi soru şudur: "Daha fazla kişiyi kurtarmak için bir kişinin feda edilmesi ne zaman kabul edilebilir?" Kontrolden çıkan tren hikayesi, bu soru hakkında düşünmemize olanak sağlar. Düşünce deneyi, temel unsurları yalıtır ve bize, böyle bir eylemin yanlış olduğunu hissedip hissetmediğimizi gösterir.
Sayfa 324
Felsefe
Reklam
Wittgenstein İlk kitabı olan Tractatus Logico-Philosophicus (1922), numaralandırılmış kısa bölümler şeklinde yazılmıştır; birçoğu, felsefeden çok şiir olarak okunabilir. Kitabın ana mesajı, etik ve din hakkındaki en önemli soruların anlayış gücümüzün sınırlarını aştığıydı, onlar hakkında anlamlı bir şey söyleyemiyorsak, sessiz kalmamız gerekiyordu.
Sayfa 296
Felsefe
LUDWIG WITTGENSTEIN (1889 - 1951) Öğrencilerine, felsefe kitaplarını okuyarak vakit kaybetmemelerini söylemişti. Bu tür kitapları ciddiye alacaklarsa, onları odanın diğer ucuna atıp ortaya attıkları bulmacalar üzerine yoğun bir şekilde düşünmeye koyulmalılardı.
Sayfa 296
Felsefe
Varoluşçuluğun bir başka önemli konusuysa, varoluşumuzun saçmalığıdır. Hayatın, biz ona seçimlerimizle anlam atfedene kadar hiçbir anlamı yoktur, çok geçmeden ölüm kapıya dayanır ve hayata verebileceğimiz tüm anlamlar ortadan kalkar. Sartre'ın buna dair yorumu, insanı "beyhude bir tutku" olarak tanımlamaktı: Varoluşumuzun anlamı yoktur. Yalnızca, seçimlerimiz yoluyla yarattığımız anlamlar vardır.
Sayfa 292
Felsefe
J.P.Sartre Savaşın hemen ertesinde verdiği "Varoluşçuluk Bir Hümanizmdir" başlıklı derste Sartre, insan hayatını ıstıraplarla dolu olarak tanımlıyordu. Istırap, yaptığımız her şeyden sorumlu olduğumuzu, bu konuda hiçbir bahanemizin bulunmadığını anlamaktan kaynaklanır. Gelgelelim, ıstırap çok daha kötüdür; çünkü Sartre'a göre hayatımla ilgili ne yaparsam yapayım, bu, başkasının kendi hayatıyla ilgili ne yapması gerektiğine dair bir tür şablon olacaktır. Evlenmeye karar verirsem, herkesin evlenmesini önermiş olurum; tembel olmaya karar verirsem, insan varoluşuna ilişkin tasavvurum doğrultusunda herkes böyle olmalıdır. Hayatımda yaptığım seçimlerle, bir insanın nasıl olması gerektiğine dair düşüncelerimin tablosunu çizerim. Eğer bunu içtenlikle yapıyorsam, muazzam bir sorumluluktur bu.
Sayfa 290
Felsefe
Reklam