Gerçek şu ki, her bir insan evrende tek ve emsalsiz olsa da, bir insanın değeri diğer insanlarla ilişkileri içinde oluşur ve gelişir. Elin beş parmağı gibi…
insan son dönem gelişimi ile birlikte bir başka kaybın daha mağduru oldu; zira artık onun davranışlarını destekleyen gelenekler de hızla azalmakta. Ne yapması gerektiğini hiçbir içgüdü anlatmıyor; yapması zorunlu olan şeylerden hiçbir gelenek dem vurmuyor; bazen ne istediğini kendi dahi bilmiyor. Bunun yerine ya başka insanların yaptığı şeylere uyuyor (Konformizm) ya da başka insanların ondan istediklerini yapıyor (Totaliterlik).
Bir insan ıstırap çekmenin onun kaderi olduğuna inandığında, ıstırabını kendisinin görevi olarak, yegâne ve benzersiz görevi olarak kabul etmek zorunda kalacaktır. Istırap çekerken dahi, evrende tek ve eşsiz bir kişi olduğu gerçeğini kabul etmek zorunda olacaktır. Hiç kimse onun acılarını yüklenemez, onu acılarından kurtaramaz. İnsanın eşsiz fırsatı, yükünü sırtladığı güzergâhtadır.