(...) (Bu işleme) şahitliklerine güvendiğiniz iki erkeği; eğer iki erkek olmazsa, bir erkek ve iki kadını şahit tutun. (...)
Bakara 282
Farkında mısınız, bilmiyorum ama “iki erkek olmazsa, dört kadın bulun” demiyor. Yani yarım şahitlik bile denemez buna. İlla bir erkek lazım. Bunun nedenini açıkçası tam olarak anlamadım. Zira Arap tarihine pek hâkim değilim. Bu yüzden bu ayetin indiği toplumda Kur’an’dan önce ne vardı bilmiyorum. Ancak zaten evrensel olduğu iddia edilen bir kitabı dönemine göre incelemeyi düşünmüyorum. Her ne kadar doğrusu bu olmasa da. Her neyse, günümüzden bakıldığında, iki kadının şahitliğinin bir erkeğin şahitliğine denk olması elbette ki kabul edilebilir değildir. Bu mantıklı bir tutum değildir. Günümüzde biliyoruz ki kadın zekası ile erkek zekası arasında büyük bir fark yoktur. Yani kadının şahitlik yönünden erkekten geri kalır bir yönü yoktur. Buna rağmen bir erkek şahidi iki kadın şahide denk saymak artık aklı başında birinin yapacağı bir şeye benzemiyor. Bu ayet, Kur’an’ın bin dört yüz yıl öncesinin hukukunu, anlayışını yansıttığını bize göstermektedir. Bugün için bu hukukun ve anlayışın bir değeri yoktur.