Birçok insan benzer cümlelerle şikâyet içindeler . Evde ya da iş yerlerindeki ilişkilerinde bir . iletişimsizlik yaşandığında da genellikle “ insan ilişkilerinin çok zor olduğundan " ya da “ anlaşmanın çok zor olduğundan ” şikâyet eder . Ailesiyle ya da bir arkadaşıyla iletişimsizliğe sebep olan bir sorun yaşandığında da genellikle o sorunun karşısındaki kişiden kaynaklandığını , iletişimsiz olanın o olduğunu , beceriksiz olanın o olduğunu , kendisini anlamayanın o olduğunu düşünürken ; yine kendisini de sütten çıkmış ak kaşık gibi görerek en iyi iletişimci olarak nitelendirir . İşte bu tür bir düşüncenin yar olduğu anda da hayatımızın hatasını yapmaya başlamış oluyoruz . Öncelikle şunu bilmemiz gerekiyor : Ortada iletişimsizliğe sebep olan bir sorun varsa bu sorunun yaşanmasında iki tarafın da katkısı vardır . Iki taraf da aynaya bakmak yerine suçu karşıya atmak eğilimindeler . Kendimizle konuşsak ve bazı itiraflarda bulunsak belki çoğu şey düzelir . Ama ne yazık ki bundan kaçınıyoruz .
Yerin seni çektiği kadar ağırsın
Kanatların çırpındığı kadar hafif..
Kalbinin attığı kadar canlısın
Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç...
Sevdiklerin kadar iyisin
Nefret ettiklerin kadar kötü..
Ne renk olursa olsun kaşın gözün
Karşındakinin gördüğüdür rengin..
Yaşadıklarını kâr sayma:
Yaşadığın kadar yakınsın sonuna;
Can Yücel