Ağlamak, uğradığımız felaketlere karşı vücudumuzdaki kuvvetten geriye kalanların bir feryadıdır. Ağlayamadığımız zamanlar, bizde o gücün de mahvolduğu vakitlerdir ki, onun yerine geçen etkili bir sessizlik, en şiddetli acının akıttığı göz yaşından daha gönül yakıcıdır.
Sayfa 22 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Kediler genellikle ahlak dışı olarak betimlenirler. Onlar hiçbir emre itaat etmezler ve hiçbir idealleri yoktur. Suçluluk ya da vicdan azabı belirtisi göstermezler, halihazırdaki hallerinden daha iyi olmaya çabalamazlar. Dünyayı daha iyi bir yer haline getirmek için gayret sarf etmezler ya da yapılacak en doğru şeyin ne olduğuna kafa yormazlar. Şayet anlayabilselerdi, nasıl yaşayacaklarının dışsal bir kritere göre belirlenmesi gerektiği fikri onlara gülünç gelirdi.
Mutluluk insanlar için yapay bir ruhsal durumken, kediler için onların doğal halidir. Doğalarına aykırı bir ortamın içinde sıkışıp kalmadıkları sürece, asla kedilerin canı sıkılmaz. Can sıkıntısı kişinin kendisiyle yalnız kalma korkusudur. Kediler kendileri olmaktan mutludurlar, insanlar ise kendilerinden kaçarak mutlu olmaya çalışırlar.