Farkında olmak ahlaklılıktır. Sorun senin ne yaptığın değil. Eğer onu tam bir farkındalık içinde yapıyorsan o zaman her ne ise - ne olduğu konu dışı- ne olduğunu göz önüne hiç almadan, eğer yaparken tam olarak farkında isen o zaman ahlaklı bir harekettir. Farkında olmadan. bilinçsizce yapıyorsan bu ahlaksızlıktır. Bana göre ahlak farkındalık anlamına gelir.
Dünyada bir tek Fransızcada vicdan ve bilinç aynı kelime ile ifade ediliyor. Bu bence çok, çok güzel. Bilinç vicdandir. Normalde, bilinç ile vicdan farklı seylerdir. Bilinç senindir. Vicdan sana başkaları tarafından verilir; bir şartlanmadır.
Bilinçli yaşa, gittikçe daha bilinçli ol, böylece zamanla daha ahlaklı olacaksın - ve ahlakçı olmayacaksın. Ahlaklı olacaksın, ama ahlakçı değil. Ahlak bekçiliği çirkin bir fenomendir.
Bertrand Russell hırsızların çalmaya çok karşı olduklarını söyler. Bu böyle olmalıdır; yoksa birisi de onlardan çalacaktır...Hırsız hep "Çalmak kötüdür! Asla hırsızlık yapmayın! Yoksa cehenneme gidersiniz!" diye bağırır. 0 zaman kimse çalmaz, meydan da hırsıza kalır.
Yaşamın arka kapısı yok. Yaşamı çalamazsın. Yaşam verir, ve uçsuz bucaksız, kayıtsız şartsız verir. Sen lütfen bırakıver kendini. Bırak martılar aşağıya insin ve seninle oynasınlar, kumsalda birlikte aylaklık yapın.
Hissetmek seni kendi dışına çıkarır ve sen hissetmekten korkuyorsun, düşününce rahat ediyorsun ve hissetmekten ürküyorsun çünkü hissetmek seni dışarı çıkaracak. Seni yeniden hayatın akıntısına sokacak. Denize akan nehrin içinde olacaksın.
hiçbir kadınsı beyin aydınlanmaya kavuşamaz çünkü kadınsı beyin korku ve sahiplenmek anlamına gelir. Ve ortada korku ile sahiplenme varsa ne aşk ne de meditasyon mümkün olur.