AhmetRA

Cemaleddin Afganii hiç yanından ayırmadığı bazı kitapları gösterdi.Özellikle Hayyamın muhteşem minyatürlerle süslenmiş kitabını. Bu esere SEMERKANT YAZMASI dendiğini, içinde şairin kendi el yazması rubailerinin bulunduğunu , derkenara da bir tarihçe eklendiğini açıkladı.Özellikle de yazmanın hangi dolambaçlı yollardan onun eline geçtiğini anlattı.
Sayfa 185 - yky yayınları·Kitabı okudu
Tarih
Reklam
Melikşah ve Nizamülmülkün tartışması
Melikşah Nizama şöyle bir mektup yazdırttı: ”Eğer sen benim yardımcımsan bana itaat etmeli ve yakınlarının benim adamlarıma saldırmalarını yasaklamalısın; eğer kendini benimle eşit, benim iktidar ortağım olarak görüyorsan, o zaman ben de gereken kararları alırım .” Devlet ricalinde oluşan bir heyetin getirdiği mesajı alan Nizam cevabını gönderdi: “Mademki bugüne dek anlayamamış, gidin sultana söyleyin, ben tabiki onun iktidar ortağıyım ve ben olmadan böyle bir gücü ve devleti asla inşaa edemezdi! Babası öldüğünde her işi elime aldığımı, taht üzerinde hak idia eden diğerlerini benim saf dışı bıraktığımı ve tüm asilere boyun eğdirttiğimi unuttu mu ? Dünyanın bir ucundan diğerine kendisine gösterilen itaat ve saygıyı bana borçlu olduğunu unuttu mu ? Gidin , söyleyin ona, evet, külahının kaderi benim mürekkep hokkamın kaderine bağlıdır!”
Sayfa 121 - yky yayınevi·Kitabı okudu
Tarih
Ömer Hayyam ve Hasan Sabbahın konuşması
—Devir değişti Hasan ,kudret Türklerin elinde , İranlılar yenildi. Bazıları ,Nizam gibi olanlar galiplerle bir uzlaşma yolu arıyor, benim gibilerse kitaplara sığınıyor. —Birde savaşanlar var .Bugün belki bir avuç , ama yarın sayıları binlere çıkacak, kalabalık , kararlı, yenilmez bir ordu olacaklar.Yeni Vahiyin havarisiyim ben, ikna yeteneğimi bir güç olarak kullanacak ve Allahın da yardımıyla bu çürümüş iktidarı devireceğim.Sen bir gün benim canımı kurtarmıştın Ömer ; onun için söylüyorum bunu sana : Dünya yakında çok az insanın manasını kavrayabildiği olaylara tanık olacak.Ama sen anlayacaksın, neler olup bittiğini kavrayacaksın , bu yeryüzünü neyin sarstığını ve bu kargaşanın nasıl sona ereceğini bileceksin...
Sayfa 106·Kitabı okudu
Halife sabrını yitiriyordu. —Konuş emrediyorum sana hiçbir şey gizleme! —Sultan önce bana sövüpsaymaya, kendisine karşı Emrülmümininin tarafını tutmakla suçlamaya başladı.Beni prangaya vurdurmakla tehdit etti... Vezir lafı bilerek dolaştırıyordu. —Sadede gel konuş TUĞRUL BEY ne dedi? —Sultan şöyle gürledi: ‘’Şu Abbasiler de gülünç bi aşiret! Ataları bir zamanlar yeryüzünün en iyi yarısını fethetmiş, en zengin şehirleri kurmuş, bir de bugünki hallerine bak ! Ellerinden imparatorluklarını alıyorum razı oluyorlar. Başkentlerini alıyorum mutlu oluyorlar, beni armağana boğuyolar ve Emirülmiminin diyor ki :’ Allahın bana bahşettiği ülkelerin hepsini sana veriyorum, kaderini bana emanet ettiği müminleri senin ellerine bırakıyorum.’Sarayını, kendi şahsını, haremini kanatlarım altına, himayeme almam için yalvarıyor bana . Ama kızını istediğimde isyan edip şerefini savunmaya kalkışıyor. Uğruna savaşmaya hazır olduğu tek toprak parçası , bir bakirenin apış arası mı yani ?” Halifenin soluğu kesilmişti, kelimeler bir nefes bukupta çıkamıyordu ağzından.Bu fırsattan yararlanan vezir , mesajın sonunu bağladı. —Sultan şunu da ekledi:”Git onlara de ki, bu imparatorluğu nasıl aldıysam, Bağdatı nasıl aldıysam, o kızı da alacağım!”
Sayfa 53·Kitabı okudu
“Ömer Hayyam sonraki aylarda üçüncü derece denklemleri ele alarak çok ciddi bir eser yazmaya girişti.Bu cebir eserinde Hayyam bilinmeyen sayıyı göstermek için Arapçadaki şey terimini kullanmış; İspanyolların ilmi eserine Xay olarak geçen bu kelime zamanla kısaltılıp sadece ilk harfine indirgenmiş, sonrada X tüm dünyada bilinmeyen sayının simgesi haline gelmiştir.
Sayfa 43·Kitabı okudu
Bilim