📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Bu edebi bir inceleme değildir. Kitap üzerine kendime notlarımdır.
Arturo Dominic Bandini; "Minik Köpek Güldü"nün ve "Çoktan Yitik Tepeler"in büyük yazarı, iyilik ve kötülük arasında sıkışmış ve tüm değerleri birkaç Portakal ve bir şişe süte reddetmiş, tanınması keyifli bir portre. Modern insanın yarattığı maskeler ile topluma bakarken içten içe yaşadığı travmaları saklama uğraşı. Her eylemi absürt ve her anı büyük bir pişmanlık.
Öyledir ki Bandini, insanları hayvanlardan ayrı tutmaz. Canlı canlıdır. A, a ise; nasıl b olur ki ? Öte yandan erkekliğine söz söylenince bulduğu ilk fırsatta yükselir, kendini kanıtlar ve ardından düşer. Çünkü o hayvanlardan ötedir, o büyük yazar Arturo Bandini'nin ta kendisidir.
Yer yer kızdığınız, yer yer aptal bu adam dediğiniz, yer yer ise içinde sakladığı çoşkulu aşka önce hayret edip ardından sarıldığınız bir karakter yaratmak gerçekten zordur. Ozellikle kendi iç hezeyanlarını bu şekilde net ve korkusuzca dünyaya kusan bir yolcuyu aktarmak en zorudur. Fante'yi kutlamak ve diğer kitaplarını listeye eklemekten başka yapacak bir şey kalmıyor. Var ol Bandini! Tepeler saklasın seni!
Toza SorJohn Fante · Parantez Yayınları · 20245,9bin okunma
Çantandan küçük bir şişe viski çıkardın ve bitirdik şişeyi; önce sen, sonra ben. Şişe boşaldığında markete gidip bir şişe daha aldım, bu kez büyük. Sabaha kadar ağlaşıp içtik ve sarhoşluğumla yüreğimde köpüren şeyleri söyledim sana, bütün o güzel sözcükler, zekice gülümsemeler, ama sen başkası için ağlıyordun ve o sözcüklerin tekini bile duymadın, ama ben duydum onları ve Arturo Bandini yabana atılmazdı o gece çünkü gerçek aşkına konuşuyordu.
Ölebilirdin ama çöl ölümümün sırrını ebediyen saklayacaktı. Senden sonra da var olacak, hatıranı yıllanmış rüzgârlarla,
sıcakla ve soğukla örtecekti
Yararı yoktu. Nasil arayabilirdim ki onu? Ayrıca neden? Onu, mahvına sebep olan bu acımasız dünyaya geri getirmek neye yarayacaktı? Şafak sökerken yüreğim kan ağlayarak dönüş yürüyüşüne başladım. Camilla tepelere aitti artık. Tepeler saklasın onu! Tepelerin mahrem yalnızlığına dönsün! Taşlarla ve gökle yaşasın, rüzgâr uçursun saçlarını sonuna dek. Bırak o yolda gitsin.