D

“Peki dünyanın en büyük yalanı ne ?“ diye sordu delikanlı, şaşkınlık içinde “Ne mi? Hayatımızın belli bir anında,yaşamımızın denetimimini elimizden kaçırırız ve bunun sonucu olarak hayatımızın denetimi yazgının eline geçer.Dünyanın en büyük yalanı budur.”
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Bir düşü gerçekleştirme olasılığı yaşamı ilginçleştiriyor.
“Beni sevdin mi...benim seni şu anda sevdiğim gibi sevdin mi ,bilmiyorum.Sadece armağan eden ve hiçbir şeyi esirgemeyen o en kutsal sevgiyle,kendini tamamen feda ederek,bütün basit şeyleri sonsuza değin unutarak,sevdin mi?Ben yalnızca uğruna kurban gidilen bir sevgiye inanırım...Fakat artık her şey bitti.Ve sana olan sevgim bu yüzden biraz olsun azalmış değil...”
Sayfa 33
Ya da bana öyle gelmişti. Bir şeyin gerçekte öyle mi olduğu yoksa bana mı öyle geldiği konusu her zaman kafamı karıştırırdı. Gerçi sezilerim, bir süre sonra hayat tarafından doğrulanırdı. Ama her defasında ben, aradan geçen süre boyunca, “Doktor, acaba paranoyak mıyım?” başlıklı metinleri yazıp yazıp bozuyordum. Pek keyifli olmuyordu. Özellikle Müzeyyen’in gözlerinden başka biri bakmaya başladıktan sonra, doktorla iç muhabbetim artmıştı. Bir şeyleri hissediyor, ama reddediyordum. “Bana öyle geliyor”du.
"...otobüse bindiğinde insanları sevdiği insana benzetmiş."
Edebiyat