Acısıyla tamamen yalnız olduğunu bilmesi umutsuzluğunu daha da arttırıyordu. Yaşadığı her şeyi anlatabileceği, ona yüksek bir memur, bir sosyete üyesi olarak değil, acı çeken basit bir insan olarak acıyabilecek tek insan yoktu Petersburg'da. Sadece Petersburg'da değil, hiçbir yerde yoktu böyle bir insan.
Bir an beni kendine çekip sımsıkı sarıldı, sonra kulağıma şu sözleri fısıldadı: "İyi geceler tatlım, senden ayrılmak çok zor, ama iyi geceler; yarın çok erken saatlerde olmamak şartıyla tekrar göreceğim seni."
Birden, hiç kimsenin beklemediği bir anda:
— Ne can sıkıcı insanlarsınız! –diye bağırdı.– Bir şeyler söylesenize! Ne diye böyle oturup duruyorsunuz! Hadi, söyleyin bir şeyler! Bir şeyler konuşalım... Toplanıp bir araya geldik, ama susuyoruz... Hadi, bir şeyler...