DaisyDestina

1987'den bu yana değişmemiş "birçok" şey -NEDEN yaşamımızı evlere kapanarak sürdürmemiz bekleniyor? -NEDEN sokaklar, kahveler, geceler erkeklere ait? -NEDEN eğitimde, iş hayatında, siyasette erkeklerle "resmen" aynı haklara sahip görünsek de bu haklardan yararlanamıyoruz? -NEDEN kadının asıl mesleği, meslekten bile sayılmayan "analık" ve "ev kadınlığı" olsun? -NEDEN evde tüm işleri, yani bulaşığı, çamaşırı, yemeği, çocuk bakımını -dışarıda çalışalım çalışmayalım- biz üstlenmek zorundayız? -NEDEN cinselliğimiz, bastırılmanın ve yasaklanmanın ötesinde erkekler için eğlence/zevk/saldırı/aşağılama konusudur? -NEDEN evde, işte, sokakta, erkeklerin cinsel saldırılarına (dayak, sarkıntılık, laf atma, vb.) maruz kalıyoruz? -NEDEN çeşitli meslekler bize kapalıdır? İşe girerken, bir iş kurarken, seyahat ederken, çocuk aldırırken hukuken erkeklerden izin almak zorundayız? -NEDEN kürtaj gibi tamamen bizim bedenimizi ilgilendiren bir konuda erkeklerin imzasına gerek duyulurken, doğum kontrolü gibi kadın ve erkeği ilgilendiren bir konu sadece bizim sorumluluğumuza bırakılıyor? -NEDEN bizlere "kaşık düşmanı", "eksik etek", "saçı uzun aklı kısa" gibi yakıştırmalar yapılıyor? -NEDEN erkeklerden akıllı ve akılcı, cesur, atak, becerikli, yetenekli olmaları beklenip bu özellikler yüceltilirken, -NEDEN duygusallık, fedakârlık, şefkatli olmak, korunmaya muhtaç olmak, beceriksizlik, çekingenlik, korkaklık, gevezelik, dedikoduculuk kadınlara özgü nitelikler sayılarak aşağılanıyor? -NEDEN kocamızın soyadını taşımak, onun kimliğiyle var olmak zorundayız? -VE NEDEN suskunluğumuzu aşıp sesimizi duyuramıyoruz
Sayfa 30
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Uygar toplumlar, özellikle yaşadığımız çağda, bir komutanın şansı ya da şanssızlığıyla yükselip alçalmazlar. Omurları, Tanrıya şükür, saygınlıkları, ışıkları, dehaları; kahramanların, fatihlerin, bu şans oyunu meraklılarının savaşların tombalasın da çekebilecekleri numaralar değildir. Kaybedilen savaş sıklıkla ilerlemeyi de beraberinde getirir. Zaferler azaldıkça özgürlükler artar.
Sayfa 180
"Mısralar ve satırlar bir şiirin dış görünüşüdür ve senin elbisen deki bu fırfırlar kadar gerçektir Jane. Oysa asıl şiir içlerindeki ruhtur, işte o yazılmamış bir şiirin ruhudur. İnsan her gün kolay kolay bir ruhla karşılaşmaz, hele ki bir şiirinkiyle."
Sayfa 161 - Anne'den
Alıntı
"... İnsanı en çok eğlendiren de anlaşılması güç karakterleri analiz etmektir. Hiç değilse böyle bir üstünlükleri var..."
Sayfa 58 - Bayan Bennet'den
Dişlerinizle bir elmayı çiğnerken ona gönlünüzden diyin ki; "Tohumların benim bedenimde yaşayacak ve geleceğinin tomurcukları benim yüreğimde çiçek açacak. Rayihan benim nefesim olacak, birlikte sevineceğiz bütün mevsimlerde..."
Sayfa 13